Sekiz dağ keçisinin sırtlarında Arş vardır; sonra Allah Tebâreke ve Teâlâ bunun üstündedir.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4723, Kitap 42, Hadis 128
Zayıf
Türkçe meal

Abbâs b. Abdülmuttalib (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bathâ'da, aralarında Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) da bulunduğu bir toplulukla beraberdim. Üzerlerinden bir bulut geçti. (Peygamber) ona baktı ve: “Buna ne ad veriyorsunuz?” buyurdu. “Sehâb” dediler. “Müzn de (dersiniz)” buyurdu. “Müzn de (deriz)” dediler. “Anân da (dersiniz)” buyurdu. “Anân da (deriz)” dediler. -Ebû Dâvûd dedi ki: “Anân” kelimesini iyice zabtedemedim.- (Peygamber): “Gök ile yer arasındaki uzaklığın ne kadar olduğunu biliyor musunuz?” buyurdu. “Bilmiyoruz” dediler. (Peygamber) şöyle buyurdu: “İkisinin arasındaki uzaklık ya yetmiş bir, ya yetmiş iki ya da yetmiş üç yıldır. Sonra onun üstündeki gök de böyledir” -nihayet yedi göğü saydı- “Sonra yedinci (göğün) üstünde bir deniz vardır; onun dibi ile üstü arasında bir gökten bir göğe kadar olan mesafe kadar vardır. Sonra onun üstünde sekiz dağ keçisi (şeklinde melek) vardır; tırnakları ile dizleri arasında bir gökten bir göğe kadar olan mesafe kadar vardır. Sonra onların sırtlarının üstünde Arş vardır; onun altı ile üstü arasında bir gökten bir göğe kadar olan mesafe kadar vardır. Sonra Allah Tebâreke ve Teâlâ bunun üstündedir.”

Sünen-i Ebû Dâvûd 4723, Kitap 42, Hadis 128

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ الْبَزَّازُ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ أَبِي ثَوْرٍ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمِيرَةَ، عَنِ الأَحْنَفِ بْنِ قَيْسٍ، عَنِ الْعَبَّاسِ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ، قَالَ كُنْتُ فِي الْبَطْحَاءِ فِي عِصَابَةٍ فِيهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَمَرَّتْ بِهِمْ سَحَابَةٌ فَنَظَرَ إِلَيْهَا فَقَالَ " مَا تُسَمُّونَ هَذِهِ " . قَالُوا السَّحَابَ . قَالَ " وَالْمُزْنَ " . قَالُوا وَالْمُزْنَ . قَالَ " وَالْعَنَانَ " . قَالُوا وَالْعَنَانَ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ لَمْ أُتْقِنِ الْعَنَانَ جَيِّدًا قَالَ " هَلْ تَدْرُونَ مَا بُعْدُ مَا بَيْنَ السَّمَاءِ وَالأَرْضِ " . قَالُوا لاَ نَدْرِي . قَالَ " إِنَّ بُعْدَ مَا بَيْنَهُمَا إِمَّا وَاحِدَةٌ أَوِ اثْنَتَانِ أَوْ ثَلاَثٌ وَسَبْعُونَ سَنَةً ثُمَّ السَّمَاءُ فَوْقَهَا كَذَلِكَ " . حَتَّى عَدَّ سَبْعَ سَمَوَاتٍ " ثُمَّ فَوْقَ السَّابِعَةِ بَحْرٌ بَيْنَ أَسْفَلِهِ وَأَعْلاَهُ مِثْلُ مَا بَيْنَ سَمَاءٍ إِلَى سَمَاءٍ ثُمَّ فَوْقَ ذَلِكَ ثَمَانِيَةُ أَوْعَالٍ بَيْنَ أَظْلاَفِهِمْ وَرُكَبِهِمْ مِثْلُ مَا بَيْنَ سَمَاءٍ إِلَى سَمَاءٍ ثُمَّ عَلَى ظُهُورِهِمُ الْعَرْشُ بَيْنَ أَسْفَلِهِ وَأَعْلاَهُ مِثْلُ مَا بَيْنَ سَمَاءٍ إِلَى سَمَاءٍ ثُمَّ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فَوْقَ ذَلِكَ " .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4723 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü