Ebû Meryem: Muhdec fakir biriydi, bizimle mescitte otururdu; ona Nâfi' Zü's-Südeyye denirdi.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4770, Kitap 42, Hadis 175
Senedi zayıf
Türkçe meal

Ebû Meryem şöyle anlattı:

O muhdec gerçekten o gün bizimle birlikte mescitteydi; gece gündüz onunla otururduk. Fakir biriydi. Onu yoksullarla birlikte, insanlarla beraber Ali'nin (aleyhisselâm) yemeğinde bulunurken gördüm. Ona kendime ait bir bürnus (başlıklı cübbe) da giydirmiştim.

Ebû Meryem dedi ki: Muhdece Nâfi' Zü's-Südeyye (memecikli Nâfi') denirdi. Elinde kadın memesi gibi (bir şey) vardı; ucunda meme ucu gibi bir uç bulunurdu; üzerinde kedi bıyıkları gibi kılcıklar vardı.

Ebû Dâvûd dedi ki: İnsanlar arasında onun adı Harkûs'tur.

Sünen-i Ebû Dâvûd 4770, Kitap 42, Hadis 175

Arapça metin
حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا شَبَابَةُ بْنُ سَوَّارٍ، عَنْ نُعَيْمِ بْنِ حَكِيمٍ، عَنْ أَبِي مَرْيَمَ، قَالَ : إِنْ كَانَ ذَلِكَ الْمُخْدَجَ لَمَعَنَا يَوْمَئِذٍ فِي الْمَسْجِدِ نُجَالِسُهُ بِاللَّيْلِ وَالنَّهَارِ، وَكَانَ فَقِيرًا وَرَأَيْتُهُ مَعَ الْمَسَاكِينِ يَشْهَدُ طَعَامَ عَلِيٍّ عَلَيْهِ السَّلاَمُ مَعَ النَّاسِ وَقَدْ كَسَوْتُهُ بُرْنُسًا لِي . قَالَ أَبُو مَرْيَمَ : وَكَانَ الْمُخْدَجُ يُسَمَّى نَافِعًا ذَا الثُّدَيَّةِ، وَكَانَ فِي يَدِهِ مِثْلُ ثَدْىِ الْمَرْأَةِ عَلَى رَأْسِهِ حَلَمَةٌ مِثْلُ حَلَمَةِ الثَّدْىِ عَلَيْهِ شُعَيْرَاتٌ مِثْلُ سِبَالَةِ السِّنَّوْرِ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ : وَهُوَ عِنْدَ النَّاسِ اسْمُهُ حَرْقُوسُ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4770 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü