Saîd b. el-Müseyyeb şöyle anlattı:
Bir cenazede İbn Ömer'in yanında bulundum. Cenazeyi lahde koyunca “Bismillâhi ve fî sebîlillâhi ve alâ milleti Resûlillâh (Allah'ın adıyla, Allah yolunda ve Resûlullah'ın dini üzere)” dedi. Lahdin üzerine kerpiçleri dizmeye başlanınca da şöyle dedi: “Allâhümme ecirhâ mine'ş-şeytâni ve min azâbi'l-kabr. Allâhümme câfi'l-arda an cenbeyhâ ve saîd rûhahâ ve lakkıhâ minke rıdvânâ (Allahım! Onu şeytandan ve kabir azabından koru. Allahım! Toprağı onun iki yanından uzaklaştır (kabrini genişlet), ruhunu yükselt ve ona katından rızâ ihsan et).”
Ben: “Ey İbn Ömer! Bu Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) işittiğin bir şey mi, yoksa kendi görüşünle mi söyledin?” dedim. Şöyle dedi: “O takdirde ben (dinde kendiliğimden) söz söylemeye kadir biri olurdum! Hayır, bu Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) işittiğim bir şeydir.”
Sünen-i İbn Mâce 1553, Kitap 6, Hadis 121