Allah hiç kimseyle perde arkasından olmadıkça konuşmadı; babanla ise yüz yüze konuştu.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 190, Mukaddime, Hadis 190
Hasen
Türkçe meal

Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

(Babam) Abdullah b. Amr b. Harâm Uhud günü öldürülünce Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) benimle karşılaştı ve: “Ey Câbir! Allah'ın babana ne dediğini sana haber vereyim mi?” buyurdu. Yahyâ kendi rivayetinde şöyle dedi: “Ey Câbir! Seni neden kırılmış görüyorum?” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Babam şehid düştü; geride çoluk çocuk ve borç bıraktı” dedim. “Allah'ın babanı ne ile karşıladığını sana müjdelemeyeyim mi?” buyurdu. “Evet, ey Allah'ın Resûlü” dedim. Şöyle buyurdu: “Allah hiç kimseyle perde arkasından olmadıkça konuşmamıştır; babanla ise yüz yüze konuştu ve 'Ey kulum! Benden dile, sana vereyim' dedi. (Baban): 'Rabbim! Beni dirilt de senin yolunda ikinci defa öldürüleyim' dedi. Rab Sübhânehû: 'Benden, onların oraya (dünyaya) geri dönmeyecekleri hükmü sâdır olmuştur' buyurdu. (Baban): 'Rabbim! O hâlde geride bıraktıklarıma (hâlimizi) ulaştır' dedi.” (Peygamber) buyurdu ki: “Bunun üzerine Allah Teâlâ şu âyeti indirdi: 'Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! Bilakis onlar diridirler, Rableri katında rızıklandırılırlar.' (Âl-i İmrân 3/169)”

Sünen-i İbn Mâce 190, Mukaddime, Hadis 190

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ الْحِزَامِيُّ، وَيَحْيَى بْنُ حَبِيبِ بْنِ عَرَبِيٍّ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ كَثِيرٍ الأَنْصَارِيُّ الْحَرَامِيُّ، قَالَ سَمِعْتُ طَلْحَةَ بْنَ خِرَاشٍ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ لَمَّا قُتِلَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرِو بْنِ حَرَامٍ يَوْمَ أُحُدٍ لَقِيَنِي رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ " يَا جَابِرُ أَلاَ أُخْبِرُكَ مَا قَالَ اللَّهُ لأَبِيكَ " . وَقَالَ يَحْيَى فِي حَدِيثِهِ فَقَالَ " يَا جَابِرُ مَالِي أَرَاكَ مُنْكَسِرًا " . قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ اسْتُشْهِدَ أَبِي وَتَرَكَ عِيَالاً وَدَيْنًا . قَالَ " أَفَلاَ أُبَشِّرُكَ بِمَا لَقِيَ اللَّهُ بِهِ أَبَاكَ " . قَالَ بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " مَا كَلَّمَ اللَّهُ أَحَدًا قَطُّ إِلاَّ مِنْ وَرَاءِ حِجَابٍ وَكَلَّمَ أَبَاكَ كِفَاحًا . فَقَالَ يَا عَبْدِي تَمَنَّ عَلَىَّ أُعْطِكَ . قَالَ يَا رَبِّ تُحْيِينِي فَأُقْتَلُ فِيكَ ثَانِيَةً . فَقَالَ الرَّبُّ سُبْحَانَهُ إِنَّهُ سَبَقَ مِنِّي أَنَّهُمْ إِلَيْهَا لاَ يَرْجِعُونَ . قَالَ يَا رَبِّ فَأَبْلِغْ مَنْ وَرَائِي . قَالَ فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى {وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَمْوَاتًا بَلْ أَحْيَاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ} " .

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 190 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü