Farenin delikten çıkardığı on sekiz dinar hakkında Resûlullah: Onlarda sadaka yok, Allah onları sana mübarek kılsın.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 2508, Kitap 18, Hadis 7
Zayıf
Türkçe meal

Mikdâd b. Amr (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Mikdâd bir gün ihtiyacını gidermek için kabristan olan Bakî'e çıktı. İnsanlar (o zamanlar) ihtiyaçları için ancak iki üç günde bir giderlerdi; (azık azlığından) ancak devenin pisliği gibi kuru pislik çıkarırlardı. Sonra bir harabeye girdi. İhtiyacı için otururken bir farenin bir delikten bir dinar çıkardığını gördü. Sonra (fare) girip bir başkasını çıkardı; nihayet on yedi dinar çıkardı. Sonra kırmızı bir bez parçasının ucunu çıkardı.

Mikdâd dedi ki: Bezi çektim, içinde bir dinar buldum; böylece on sekiz dinar tamam oldu. Onları alıp Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdim ve durumu ona anlattım. “Bunun sadakasını (zekâtını) al, ey Allah'ın Resûlü” dedim. Şöyle buyurdu: “Onları geri götür, bunlarda sadaka (gerekmez). Allah onları sana mübarek kılsın.” Sonra: “Belki elini deliğe sokmuşsundur?” buyurdu. “Hayır, seni hak ile şereflendirene yemin olsun ki (sokmadım)” dedim.

(Râvi) dedi ki: O (dinarların) sonu, (Mikdâd) ölünceye kadar tükenmedi.

Sünen-i İbn Mâce 2508, Kitap 18, Hadis 7

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَالِدِ بْنِ عَثْمَةَ، حَدَّثَنِي مُوسَى بْنُ يَعْقُوبَ الزَّمْعِيُّ، حَدَّثَتْنِي عَمَّتِي، قُرَيْبَةُ بِنْتُ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ أُمَّهَا، كَرِيمَةَ بِنْتَ الْمِقْدَادِ بْنِ عَمْرٍو أَخْبَرَتْهَا عَنْ ضُبَاعَةَ بِنْتِ الزُّبَيْرِ، عَنِ الْمِقْدَادِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّهُ خَرَجَ ذَاتَ يَوْمٍ إِلَى الْبَقِيعِ وَهُوَ الْمَقْبُرَةُ لِحَاجَتِهِ وَكَانَ النَّاسُ لاَ يَذْهَبُ أَحَدُهُمْ فِي حَاجَتِهِ إِلاَّ فِي الْيَوْمَيْنِ وَالثَّلاَثَةِ فَإِنَّمَا يَبْعَرُ كَمَا تَبْعَرُ الإِبِلُ ثُمَّ دَخَلَ خَرِبَةً فَبَيْنَمَا هُوَ جَالِسٌ لِحَاجَتِهِ إِذْ رَأَى جُرَذًا أَخْرَجَ مِنْ جُحْرٍ دِينَارًا ثُمَّ دَخَلَ فَأَخْرَجَ آخَرَ حَتَّى أَخْرَجَ سَبْعَةَ عَشَرَ دِينَارًا ثُمَّ أَخْرَجَ طَرَفَ خِرْقَةٍ حَمْرَاءَ . قَالَ الْمِقْدَادُ فَسَلَلْتُ الْخِرْقَةَ فَوَجَدْتُ فِيهَا دِينَارًا فَتَمَّتْ ثَمَانِيَةَ عَشَرَ دِينَارًا فَخَرَجْتُ بِهَا حَتَّى أَتَيْتُ بِهَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرْتُهُ خَبَرَهَا فَقُلْتُ خُذْ صَدَقَتَهَا يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " ارْجِعْ بِهَا لاَ صَدَقَةَ فِيهَا بَارَكَ اللَّهُ لَكَ فِيهَا " . ثُمَّ قَالَ " لَعَلَّكَ أَتْبَعْتَ يَدَكَ فِي الْجُحْرِ " . قُلْتُ لاَ وَالَّذِي أَكْرَمَكَ بِالْحَقِّ . قَالَ فَلَمْ يَفْنَ آخِرُهَا حَتَّى مَاتَ .

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 2508 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü