Müşrik düşmanla karşılaştığında onları üç şeyden birine çağır: İslâm, cizye ya da savaş.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 2858, Kitap 24, Hadis 106
Sahih
Türkçe meal

Büreyde (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir adamı bir seriyyeye emir tayin ettiğinde, ona bizzat kendisi hakkında Allah'tan korkmasını, beraberindeki müslümanlara da iyi davranmasını tavsiye eder ve şöyle buyururdu: “Allah'ın adıyla ve Allah yolunda gazve edin. Allah'ı inkâr edenlerle savaşın. Gazve edin; ahdi bozmayın, ganimetten çalmayın, müsle yapmayın ve çocuk öldürmeyin. Müşriklerden olan düşmanınla karşılaştığında onları üç şeyden birine çağır; bunlardan hangisini kabul ederlerse onlardan kabul et ve onlara dokunma. Onları İslâm'a çağır; kabul ederlerse onlardan kabul et ve onlara dokunma. Sonra onları kendi yurtlarından muhacirlerin yurduna göç etmeye çağır ve bunu yaparlarsa muhacirlerin lehine olanın kendi lehlerine, muhacirlerin aleyhine olanın da kendi aleyhlerine olacağını haber ver. Eğer (göç etmeyi) reddederlerse, müslüman bedeviler gibi olacaklarını, müminler hakkında geçerli olan Allah'ın hükmünün kendileri hakkında da geçerli olacağını, müslümanlarla birlikte cihad etmedikçe fey ve ganimetten kendilerine bir şey düşmeyeceğini haber ver. Eğer İslâm'a girmeyi reddederlerse onlardan cizye vermelerini iste; bunu yaparlarsa onlardan kabul et ve onlara dokunma. Eğer reddederlerse onlara karşı Allah'tan yardım dile ve onlarla savaş. Bir kaleyi kuşattığında (kale halkı) senden kendilerine Allah'ın zimmetini (ahdini) ve Peygamberinin zimmetini vermeni isterlerse, onlara Allah'ın zimmetini de Peygamberinin zimmetini de verme; fakat onlara kendi zimmetini, babanın zimmetini ve arkadaşlarının zimmetini ver. Çünkü sizin kendi zimmetlerinizi ve babalarınızın zimmetlerini bozmanız, Allah'ın zimmetini ve Resûlü'nün zimmetini bozmanızdan sizin için daha ehvendir. Bir kaleyi kuşattığında (kale halkı) Allah'ın hükmüne göre (teslim olup) inmek isterlerse, onları Allah'ın hükmüne göre indirme; fakat kendi hükmüne göre indir. Çünkü onlar hakkında Allah'ın hükmünü isabet ettirip ettiremeyeceğini bilemezsin.”

Alkame dedi ki: Bunu Mukâtil b. Hayyân'a anlattım. O da şöyle dedi: Bana Müslim b. Heysam, Nu'mân b. Mukarrin'den, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) bunun benzerini rivayet etti.

Sünen-i İbn Mâce 2858, Kitap 24, Hadis 106

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ الْفِرْيَابِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَمَّرَ رَجُلاً عَلَى سَرِيَّةٍ أَوْصَاهُ فِي خَاصَّةِ نَفْسِهِ بِتَقْوَى اللَّهِ وَمَنْ مَعَهُ مِنَ الْمُسْلِمِينَ خَيْرًا فَقَالَ " اغْزُوا بِاسْمِ اللَّهِ وَفِي سَبِيلِ اللَّهِ قَاتِلُوا مَنْ كَفَرَ بِاللَّهِ اغْزُوا وَلاَ تَغْدِرُوا وَلاَ تَغُلُّوا وَلاَ تُمَثِّلُوا وَلاَ تَقْتُلُوا وَلِيدًا وَإِذَا أَنْتَ لَقِيتَ عَدُوَّكَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ فَادْعُهُمْ إِلَى إِحْدَى ثَلاَثِ خِلاَلٍ أَوْ خِصَالٍ فَأَيَّتُهُنَّ أَجَابُوكَ إِلَيْهَا فَاقْبَلْ مِنْهُمْ وَكُفَّ عَنْهُمْ ادْعُهُمْ إِلَى الإِسْلاَمِ فَإِنْ أَجَابُوكَ فَاقْبَلْ مِنْهُمْ وَكُفَّ عَنْهُمْ ثُمَّ ادْعُهُمْ إِلَى التَّحَوُّلِ مِنْ دَارِهِمْ إِلَى دَارِ الْمُهَاجِرِينَ وَأَخْبِرْهُمْ إِنْ هُمْ فَعَلُوا ذَلِكَ أَنَّ لَهُمْ مَا لِلْمُهَاجِرِينَ وَأَنَّ عَلَيْهِمْ مَا عَلَى الْمُهَاجِرِينَ وَإِنْ أَبَوْا فَأَخْبِرْهُمْ أَنَّهُمْ يَكُونُونَ كَأَعْرَابِ الْمُسْلِمِينَ يَجْرِي عَلَيْهِمْ حُكْمُ اللَّهِ الَّذِي يَجْرِي عَلَى الْمُؤْمِنِينَ وَلاَ يَكُونُ لَهُمْ فِي الْفَىْءِ وَالْغَنِيمَةِ شَىْءٌ إِلاَّ أَنْ يُجَاهِدُوا مَعَ الْمُسْلِمِينَ فَإِنْ هُمْ أَبَوْا أَنْ يَدْخُلُوا فِي الإِسْلاَمِ فَسَلْهُمْ إِعْطَاءَ الْجِزْيَةِ فَإِنْ فَعَلُوا فَاقْبَلْ مِنْهُمْ وَكُفَّ عَنْهُمْ فَإِنْ هُمْ أَبَوْا فَاسْتَعِنْ بِاللَّهِ عَلَيْهِمْ وَقَاتِلْهُمْ وَإِنْ حَاصَرْتَ حِصْنًا فَأَرَادُوكَ أَنْ تَجْعَلَ لَهُمْ ذِمَّةَ اللَّهِ وَذِمَّةَ نَبِيِّكَ فَلاَ تَجْعَلْ لَهُمْ ذِمَّةَ اللَّهِ وَلاَ ذِمَّةَ نَبِيِّكَ وَلَكِنِ اجْعَلْ لَهُمْ ذِمَّتَكَ وَذِمَّةَ أَبِيكَ وَذِمَّةَ أَصْحَابِكَ فَإِنَّكُمْ إِنْ تُخْفِرُوا ذِمَّتَكُمْ وَذِمَّةَ آبَائِكُمْ أَهْوَنُ عَلَيْكُمْ مِنْ أَنْ تُخْفِرُوا ذِمَّةَ اللَّهِ وَذِمَّةَ رَسُولِهِ وَإِنْ حَاصَرْتَ حِصْنًا فَأَرَادُوكَ أَنْ يَنْزِلُوا عَلَى حُكْمِ اللَّهِ فَلاَ تُنْزِلْهُمْ عَلَى حُكْمِ اللَّهِ وَلَكِنْ أَنْزِلْهُمْ عَلَى حُكْمِكَ فَإِنَّكَ لاَ تَدْرِي أَتُصِيبُ فِيهِمْ حُكْمَ اللَّهِ أَمْ لاَ " .

قَالَ عَلْقَمَةُ فَحَدَّثْتُ بِهِ، مُقَاتِلَ بْنَ حَيَّانَ فَقَالَ حَدَّثَنِي مُسْلِمُ بْنُ هَيْصَمٍ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ مُقَرِّنٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَ ذَلِكَ .

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 2858 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü