Abdullah b. Amr (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim şarap içip sarhoş olursa kırk sabah onun hiçbir namazı kabul edilmez; eğer ölürse cehenneme girer. Tövbe ederse Allah onun tövbesini kabul eder. Eğer tekrar içip sarhoş olursa kırk sabah onun hiçbir namazı kabul edilmez; ölürse cehenneme girer. Tövbe ederse Allah onun tövbesini kabul eder. Eğer yine tekrar içip sarhoş olursa kırk sabah onun hiçbir namazı kabul edilmez; ölürse cehenneme girer. Tövbe ederse Allah onun tövbesini kabul eder. Eğer yine tekrar ederse, kıyamet günü ona radgatü'l-habâlden içirmek Allah üzerine bir hak olur.” (Sahâbîler): “Ey Allah'ın Resûlü! Radgatü'l-habâl nedir?” dediler. “Cehennem ehlinin (vücutlarından akan) usaredir” buyurdu.
Sünen-i İbn Mâce 3377, Kitap 30, Hadis 7
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ الدَّيْلَمِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ شَرِبَ الْخَمْرَ وَسَكِرَ لَمْ تُقْبَلْ لَهُ صَلاَةٌ أَرْبَعِينَ صَبَاحًا وَإِنْ مَاتَ دَخَلَ النَّارَ فَإِنْ تَابَ تَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَإِنْ عَادَ فَشَرِبَ فَسَكِرَ لَمْ تُقْبَلْ لَهُ صَلاَةٌ أَرْبَعِينَ صَبَاحًا فَإِنْ مَاتَ دَخَلَ النَّارَ فَإِنْ تَابَ تَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَإِنْ عَادَ فَشَرِبَ فَسَكِرَ لَمْ تُقْبَلْ لَهُ صَلاَةٌ أَرْبَعِينَ صَبَاحًا فَإِنْ مَاتَ دَخَلَ النَّارَ فَإِنْ تَابَ تَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَإِنْ عَادَ كَانَ حَقًّا عَلَى اللَّهِ أَنْ يَسْقِيَهُ مِنْ رَدْغَةِ الْخَبَالِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَا رَدْغَةُ الْخَبَالِ قَالَ " عُصَارَةُ أَهْلِ النَّارِ " .