Kalbinde bir dinar, yarım dinar ve hardal tanesi ağırlığınca iman bulunanı ateşten çıkarın.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 60, Mukaddime, Hadis 60
Sahih
Türkçe meal

Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah müminleri ateşten kurtarıp onlar güvene erdiklerinde, sizden birinin dünyada kendisine ait bir hak hususunda arkadaşıyla tartışması, müminlerin ateşe sokulan kardeşleri hakkında Rablerine karşı tartışmalarından daha şiddetli değildir. Derler ki: 'Rabbimiz! Kardeşlerimiz bizimle birlikte namaz kılıyor, bizimle oruç tutuyor, bizimle hacca gidiyorlardı; sen onları ateşe soktun.' (Allah) buyurur ki: 'Gidin, onlardan tanıdıklarınızı çıkarın.' Onların yanına varırlar ve onları yüzlerinden tanırlar; ateş onların yüzlerini yemez. Onlardan kimini ateş baldırlarının yarısına kadar, kimini de topuklarına kadar yakalamıştır. Onları çıkarırlar ve 'Rabbimiz! Bize emrettiklerini çıkardık' derler. Sonra (Allah) şöyle buyurur: 'Kalbinde bir dinar ağırlığınca iman bulunanı çıkarın.' Sonra kalbinde yarım dinar ağırlığınca (iman) bulunanı, sonra kalbinde hardal tanesi ağırlığınca (iman) bulunanı (çıkarın, buyurur).”

Ebû Saîd şöyle dedi: Kim buna inanmazsa şu âyeti okusun: “Şüphesiz Allah zerre ağırlığınca haksızlık etmez. (Yapılan) bir iyilik olursa onu kat kat artırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.” (Nisâ 4/40)

Sünen-i İbn Mâce 60, Mukaddime, Hadis 60

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا خَلَّصَ اللَّهُ الْمُؤْمِنِينَ مِنَ النَّارِ وَأَمِنُوا فَمَا مُجَادَلَةُ أَحَدِكُمْ لِصَاحِبِهِ فِي الْحَقِّ يَكُونُ لَهُ فِي الدُّنْيَا أَشَدَّ مُجَادَلَةً مِنَ الْمُؤْمِنِينَ لِرَبِّهِمْ فِي إِخْوَانِهِمُ الَّذِينَ أُدْخِلُوا النَّارَ . قَالَ يَقُولُونَ رَبَّنَا إِخْوَانُنَا كَانُوا يُصَلُّونَ مَعَنَا وَيَصُومُونَ مَعَنَا وَيَحُجُّونَ مَعَنَا فَأَدْخَلْتَهُمُ النَّارَ . فَيَقُولُ اذْهَبُوا فَأَخْرِجُوا مَنْ عَرَفْتُمْ مِنْهُمْ فَيَأْتُونَهُمْ فَيَعْرِفُونَهُمْ بِصُوَرِهِمْ لاَ تَأْكُلُ النَّارُ صُوَرَهُمْ فَمِنْهُمْ مَنْ أَخَذَتْهُ النَّارُ إِلَى أَنْصَافِ سَاقَيْهِ وَمِنْهُمْ مَنْ أَخَذَتْهُ إِلَى كَعْبَيْهِ فَيُخْرِجُونَهُمْ فَيَقُولُونَ رَبَّنَا أَخْرَجْنَا مَنْ قَدْ أَمَرْتَنَا . ثُمَّ يَقُولُ أَخْرِجُوا مَنْ كَانَ فِي قَلْبِهِ وَزْنُ دِينَارٍ مِنَ الإِيمَانِ ثُمَّ مَنْ كَانَ فِي قَلْبِهِ وَزْنُ نِصْفِ دِينَارٍ ثُمَّ مَنْ كَانَ فِي قَلْبِهِ مِثْقَالُ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ " . قَالَ أَبُو سَعِيدٍ فَمَنْ لَمْ يُصَدِّقْ هَذَا فَلْيَقْرَأْ {إِنَّ اللَّهَ لاَ يَظْلِمُ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ وَإِنْ تَكُ حَسَنَةً يُضَاعِفْهَا وَيُؤْتِ مِنْ لَدُنْهُ أَجْرًا عَظِيمًا} .

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 60 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü