İşte Tâbe, işte Uhud; o bizi seven, bizim de onu sevdiğimiz bir dağdır.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1392b, Kitap 43, Hadis 11
Türkçe meal

Ebû Humeyd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte Tebük gazvesine çıktık. Vâdilkurâ'da bir kadına ait bir bahçeye vardık. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bunun (meyvesini) tahmin edin” buyurdu. Biz de tahmin ettik; Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) da onu on vesk olarak tahmin etti ve (kadına): “İnşallah sana dönünceye kadar bunun (miktarını) aklında tut” buyurdu. Yola devam ettik ve Tebük'e vardık. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bu gece üzerinize şiddetli bir rüzgâr esecek; hiçbiriniz o sırada ayağa kalkmasın. Kimin devesi varsa onun bağını sıkıca bağlasın” buyurdu. Şiddetli bir rüzgâr esti; bir adam ayağa kalktı, rüzgâr onu sürükleyip Tay'ın iki dağına attı. Eyle'nin sahibi İbnü'l-Alemâ'nın elçisi bir mektupla Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi; (İbnü'l-Alemâ) ona beyaz bir katır hediye etti. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) da ona (cevaben) mektup yazdı ve ona bir bürde hediye etti. Sonra geri döndük ve Vâdilkurâ'ya vardık. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kadına bahçesini sordu: “Meyvesi ne kadar tuttu?” Kadın: “On vesk” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ben acele edeceğim; sizden dileyen benimle birlikte acele etsin, dileyen de kalsın” buyurdu. Yola çıktık ve nihayet Medine'ye yaklaşıp onu gördük. (Resûlullah): “İşte Tâbe! İşte Uhud! O, bizi seven, bizim de onu sevdiğimiz bir dağdır” buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: “Ensâr yurtlarının en hayırlısı Neccâroğulları'nın yurdudur; sonra Abdüleşheloğulları'nın yurdu, sonra Abdülhâris b. Hazrecoğulları'nın yurdu, sonra Sâideoğulları'nın yurdudur. Ensâr'ın bütün yurtlarında hayır vardır.” Sa'd b. Ubâde bize yetişti. Ebû Üseyd (ona): “Görmedin mi, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ensâr yurtlarını hayırlılık bakımından sıraladı ve bizi sona koydu” dedi. Sa'd, Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) yetişip: “Ey Allah'ın Resûlü! Ensâr yurtlarını sıraladın ve bizi sona koydun” dedi. (Resûlullah): “Hayırlılardan olmanız size yetmez mi?” buyurdu.

Sahîh-i Müslim 1392b, Kitap 43, Hadis 11

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ يَحْيَى، عَنْ عَبَّاسِ بْنِ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ، قَالَ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غَزْوَةَ تَبُوكَ فَأَتَيْنَا وَادِيَ الْقُرَى عَلَى حَدِيقَةٍ لاِمْرَأَةٍ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اخْرُصُوهَا " . فَخَرَصْنَاهَا وَخَرَصَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَشْرَةَ أَوْسُقٍ وَقَالَ " أَحْصِيهَا حَتَّى نَرْجِعَ إِلَيْكِ إِنْ شَاءَ اللَّهُ " . وَانْطَلَقْنَا حَتَّى قَدِمْنَا تَبُوكَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " سَتَهُبُّ عَلَيْكُمُ اللَّيْلَةَ رِيحٌ شَدِيدَةٌ فَلاَ يَقُمْ فِيهَا أَحَدٌ مِنْكُمْ فَمَنْ كَانَ لَهُ بَعِيرٌ فَلْيَشُدَّ عِقَالَهُ " . فَهَبَّتْ رِيحٌ شَدِيدَةٌ فَقَامَ رَجُلٌ فَحَمَلَتْهُ الرِّيحُ حَتَّى أَلْقَتْهُ بِجَبَلَىْ طَيِّئٍ وَجَاءَ رَسُولُ ابْنِ الْعَلْمَاءِ صَاحِبِ أَيْلَةَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِكِتَابٍ وَأَهْدَى لَهُ بَغْلَةً بَيْضَاءَ فَكَتَبَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَهْدَى لَهُ بُرْدًا ثُمَّ أَقْبَلْنَا حَتَّى قَدِمْنَا وَادِيَ الْقُرَى فَسَأَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمَرْأَةَ عَنْ حَدِيقَتِهَا " كَمْ بَلَغَ ثَمَرُهَا " . فَقَالَتْ عَشَرَةَ أَوْسُقٍ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنِّي مُسْرِعٌ فَمَنْ شَاءَ مِنْكُمْ فَلْيُسْرِعْ مَعِيَ وَمَنْ شَاءَ فَلْيَمْكُثْ " . فَخَرَجْنَا حَتَّى أَشْرَفْنَا عَلَى الْمَدِينَةِ فَقَالَ " هَذِهِ طَابَةُ وَهَذَا أُحُدٌ وَهُوَ جَبَلٌ يُحِبُّنَا وَنُحِبُّهُ " . ثُمَّ قَالَ " إِنَّ خَيْرَ دُورِ الأَنْصَارِ دَارُ بَنِي النَّجَّارِ ثُمَّ دَارُ بَنِي عَبْدِ الأَشْهَلِ ثُمَّ دَارُ بَنِي عَبْدِ الْحَارِثِ بْنِ الْخَزْرَجِ ثُمَّ دَارُ بَنِي سَاعِدَةَ وَفِي كُلِّ دُورِ الأَنْصَارِ خَيْرٌ " . فَلَحِقَنَا سَعْدُ بْنُ عُبَادَةَ فَقَالَ أَبُو أُسَيْدٍ أَلَمْ تَرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَيَّرَ دُورَ الأَنْصَارِ فَجَعَلَنَا آخِرًا . فَأَدْرَكَ سَعْدٌ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ خَيَّرْتَ دُورَ الأَنْصَارِ فَجَعَلْتَنَا آخِرًا . فَقَالَ " أَوَلَيْسَ بِحَسْبِكُمْ أَنْ تَكُونُوا مِنَ الْخِيَارِ " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1392 b metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü