Umrâ yapılan bahçe, alanın mirasçılarına kaldı; Câbir'in rivayetiyle böyle hükmedildi.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1625k, Kitap 24, Hadis 36
Türkçe meal

Câbir (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Medine'de bir kadın bahçesini oğluna umrâ olarak verdi. Sonra (oğlu) öldü, ardından (kadın) da öldü. (Oğul) bir çocuk bırakmıştı; onun da, umrâ yapan kadının oğulları olan kardeşleri vardı. Umrâ yapan kadının çocukları: “Bahçe bize döndü” dediler. Umrâ yapılanın oğulları ise: “Hayır, o hayatında da ölümünde de babamızındı” dediler. Osman'ın azatlısı Târık'a davalaştılar. (Târık) Câbir'i çağırdı; o da umrânın sahibine (alanına) ait olduğuna dair Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) şahitlik etti. Târık buna göre hüküm verdi, sonra Abdülmelik'e yazıp bunu ve Câbir'in şahitliğini ona haber verdi. Abdülmelik: “Câbir doğru söylemiş” dedi. Târık da hükmü yürürlüğe koydu. O bahçe bugün hâlâ umrâ yapılanın oğullarınındır.

Sahîh-i Müslim 1625k, Kitap 24, Hadis 36

Arapça metin
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ رَافِعٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ أَعْمَرَتِ امْرَأَةٌ بِالْمَدِينَةِ حَائِطًا لَهَا ابْنًا لَهَا ثُمَّ تُوُفِّيَ وَتُوُفِّيَتْ بَعْدَهُ وَتَرَكَتْ وَلَدًا وَلَهُ إِخْوَةٌ بَنُونَ لِلْمُعْمِرَةِ فَقَالَ وَلَدُ الْمُعْمِرَةِ رَجَعَ الْحَائِطُ إِلَيْنَا وَقَالَ بَنُو الْمُعْمَرِ بَلْ كَانَ لأَبِينَا حَيَاتَهُ وَمَوْتَهُ . فَاخْتَصَمُوا إِلَى طَارِقٍ مَوْلَى عُثْمَانَ فَدَعَا جَابِرًا فَشَهِدَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْعُمْرَى لِصَاحِبِهَا فَقَضَى بِذَلِكَ طَارِقٌ ثُمَّ كَتَبَ إِلَى عَبْدِ الْمَلِكِ فَأَخْبَرَهُ ذَلِكَ وَأَخْبَرَهُ بِشَهَادَةِ جَابِرٍ فَقَالَ عَبْدُ الْمَلِكِ صَدَقَ جَابِرٌ . فَأَمْضَى ذَلِكَ طَارِقٌ . فَإِنَّ ذَلِكَ الْحَائِطَ لِبَنِي الْمُعْمَرِ حَتَّى الْيَوْمِ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1625 k metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü