Resûlullah komutanlara takva, ganimete hıyanet etmeme, çocuk öldürmeme ve düşmanı önce İslâm'a davet etmeyi emretti.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1731a, b, Kitap 32, Hadis 3
Hadis numaraları
1731 a, b
Türkçe meal

Büreyde (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir orduya ya da seriyyeye emîr tayin ettiğinde ona özellikle Allah'tan korkmayı, beraberindeki Müslümanlara da iyilik etmeyi tavsiye eder, sonra şöyle buyururdu: “Allah'ın adıyla, Allah yolunda gazaya çıkın. Allah'ı inkâr edenlerle savaşın. Gazaya çıkın; ganimete hıyanet etmeyin, ahdi bozmayın, (ölülere) müsle yapmayın, çocuk öldürmeyin. Müşriklerden düşmanınla karşılaştığında onları üç şeye davet et; bunlardan hangisine icabet ederlerse onlardan kabul et ve onlara dokunma: Onları İslâm'a davet et; sana icabet ederlerse onlardan kabul et ve onlara dokunma. Sonra onları yurtlarından Muhâcirlerin yurduna göç etmeye davet et ve onlara, bunu yaparlarsa Muhâcirlerin hakları ne ise kendilerinin de o haklara sahip olacaklarını, Muhâcirlerin yükümlülükleri ne ise kendilerinin de onlarla yükümlü olacaklarını haber ver. Oradan göç etmekten kaçınırlarsa, onlara, Müslümanların bedevîleri gibi olacaklarını, müminlere uygulanan Allah'ın hükmünün kendilerine de uygulanacağını, Müslümanlarla birlikte cihad etmedikçe ganimet ve feyden bir paylarının olmayacağını haber ver. Kabul etmezlerse onlardan cizye iste; sana icabet ederlerse onlardan kabul et ve onlara dokunma. Kabul etmezlerse Allah'tan yardım dile ve onlarla savaş. Bir kale halkını kuşatır da onlar senden kendilerine Allah'ın zimmetini ve Peygamberi'nin zimmetini vermeni isterlerse, onlara Allah'ın zimmetini de Peygamberi'nin zimmetini de verme; onlara kendi zimmetini ve arkadaşlarının zimmetini ver. Çünkü sizin kendi zimmetlerinizi ve arkadaşlarınızın zimmetlerini bozmanız, Allah'ın zimmetini ve Resûlü'nün zimmetini bozmanızdan daha hafiftir. Bir kale halkını kuşatır da onlar senden kendilerini Allah'ın hükmüne indirmeni isterlerse, onları Allah'ın hükmüne indirme; kendi hükmüne indir. Çünkü onlar hakkında Allah'ın hükmüne isabet edip etmeyeceğini bilemezsin.” Abdurrahman: “Bu ya da buna benzer (dedi)” dedi. İshâk, Yahyâ b. Âdem'den rivayetinin sonunda şunu ekledi: (Alkame dedi ki:) Bu hadisi Mukâtil b. Hayyân'a anlattım. O: “Bana Müslim b. Heysam, Nu'mân b. Mukarrin'den, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) benzerini rivayet etti” dedi.

Sahîh-i Müslim 1731a, b, Kitap 32, Hadis 3

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعُ بْنُ الْجَرَّاحِ، عَنْ سُفْيَانَ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ أَمْلاَهُ عَلَيْنَا إِمْلاَءً ح. وَحَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ هَاشِمٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ، - يَعْنِي ابْنَ مَهْدِيٍّ - حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَمَّرَ أَمِيرًا عَلَى جَيْشٍ أَوْ سَرِيَّةٍ أَوْصَاهُ فِي خَاصَّتِهِ بِتَقْوَى اللَّهِ وَمَنْ مَعَهُ مِنَ الْمُسْلِمِينَ خَيْرًا ثُمَّ قَالَ " اغْزُوا بِاسْمِ اللَّهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ قَاتِلُوا مَنْ كَفَرَ بِاللَّهِ اغْزُوا وَ لاَ تَغُلُّوا وَلاَ تَغْدِرُوا وَلاَ تَمْثُلُوا وَلاَ تَقْتُلُوا وَلِيدًا وَإِذَا لَقِيتَ عَدُوَّكَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ فَادْعُهُمْ إِلَى ثَلاَثِ خِصَالٍ - أَوْ خِلاَلٍ - فَأَيَّتُهُنَّ مَا أَجَابُوكَ فَاقْبَلْ مِنْهُمْ وَكُفَّ عَنْهُمْ ثُمَّ ادْعُهُمْ إِلَى الإِسْلاَمِ فَإِنْ أَجَابُوكَ فَاقْبَلْ مِنْهُمْ وَكُفَّ عَنْهُمْ ثُمَّ ادْعُهُمْ إِلَى التَّحَوُّلِ مِنْ دَارِهِمْ إِلَى دَارِ الْمُهَاجِرِينَ وَأَخْبِرْهُمْ أَنَّهُمْ إِنْ فَعَلُوا ذَلِكَ فَلَهُمْ مَا لِلْمُهَاجِرِينَ وَعَلَيْهِمْ مَا عَلَى الْمُهَاجِرِينَ فَإِنْ أَبَوْا أَنْ يَتَحَوَّلُوا مِنْهَا فَأَخْبِرْهُمْ أَنَّهُمْ يَكُونُونَ كَأَعْرَابِ الْمُسْلِمِينَ يَجْرِي عَلَيْهِمْ حُكْمُ اللَّهِ الَّذِي يَجْرِي عَلَى الْمُؤْمِنِينَ وَلاَ يَكُونُ لَهُمْ فِي الْغَنِيمَةِ وَالْفَىْءِ شَىْءٌ إِلاَّ أَنْ يُجَاهِدُوا مَعَ الْمُسْلِمِينَ فَإِنْ هُمْ أَبَوْا فَسَلْهُمُ الْجِزْيَةَ فَإِنْ هُمْ أَجَابُوكَ فَاقْبَلْ مِنْهُمْ وَكُفَّ عَنْهُمْ فَإِنْ هُمْ أَبَوْا فَاسْتَعِنْ بِاللَّهِ وَقَاتِلْهُمْ . وَإِذَا حَاصَرْتَ أَهْلَ حِصْنٍ فَأَرَادُوكَ أَنْ تَجْعَلَ لَهُمْ ذِمَّةَ اللَّهِ وَذِمَّةَ نَبِيِّهِ فَلاَ تَجْعَلْ لَهُمْ ذِمَّةَ اللَّهِ وَلاَ ذِمَّةَ نَبِيِّهِ وَلَكِنِ اجْعَلْ لَهُمْ ذِمَّتَكَ وَذِمَّةَ أَصْحَابِكَ فَإِنَّكُمْ أَنْ تُخْفِرُوا ذِمَمَكُمْ وَذِمَمَ أَصْحَابِكُمْ أَهْوَنُ مِنْ أَنْ تُخْفِرُوا ذِمَّةَ اللَّهِ وَذِمَّةَ رَسُولِهِ . وَإِذَا حَاصَرْتَ أَهْلَ حِصْنٍ فَأَرَادُوكَ أَنْ تُنْزِلَهُمْ عَلَى حُكْمِ اللَّهِ فَلاَ تُنْزِلْهُمْ عَلَى حُكْمِ اللَّهِ وَلَكِنْ أَنْزِلْهُمْ عَلَى حُكْمِكَ فَإِنَّكَ لاَ تَدْرِي أَتُصِيبُ حُكْمَ اللَّهِ فِيهِمْ أَمْ لاَ " . قَالَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ هَذَا أَوْ نَحْوَهُ وَزَادَ إِسْحَاقُ فِي آخِرِ حَدِيثِهِ عَنْ يَحْيَى بْنِ آدَمَ قَالَ فَذَكَرْتُ هَذَا الْحَدِيثَ لِمُقَاتِلِ بْنِ حَيَّانَ - قَالَ يَحْيَى يَعْنِي أَنَّ عَلْقَمَةَ يَقُولُهُ لاِبْنِ حَيَّانَ - فَقَالَ حَدَّثَنِي مُسْلِمُ بْنُ هَيْصَمٍ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ مُقَرِّنٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1731 a, b metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü