Ganimette kadın ve köleye bahşiş verilir; düşman çocukları öldürülmez.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1812c, Kitap 32, Hadis 168
Türkçe meal

Yezîd b. Hürmüz şöyle rivayet etti:

Necde b. Âmir el-Harûrî, İbn Abbâs'a, ganimette hazır bulunan köle ve kadına pay verilip verilmeyeceğini, çocukların öldürülmesini, yetimden yetimliğin ne zaman kalkacağını ve akrabaların (zevi'l-kurbâ) kimler olduğunu sormak için yazdı. (İbn Abbâs) Yezîd'e: “Ona yaz. Bir ahmaklığa düşmesinden (korkmasaydım) ona yazmazdım. Yaz: Ganimette hazır bulunan kadın ve köleye bir şey taksim edilip edilmeyeceğini sorarak yazmışsın. Onlara bahşiş verilmesi dışında bir şey yoktur. Çocukların öldürülmesini sorarak yazmışsın. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onları öldürmedi; sen de onları öldürme. Ancak Mûsâ'nın arkadaşının (Hızır'ın) öldürdüğü çocuk hakkında bildiğini onlar hakkında bilirsen (o başka). Yetimden yetim adının ne zaman kalkacağını sorarak yazmışsın. Ergenliğe ulaşıp kendisinde olgunluk görülünceye kadar yetim adı ondan kalkmaz. Akrabaların kimler olduğunu sorarak yazmışsın. Biz onların biz olduğumuzu söyledik; kavmimiz bunu bize kabul etmedi” dedi.

Sahîh-i Müslim 1812c, Kitap 32, Hadis 168

Arapça metin
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أُمَيَّةَ، عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ هُرْمُزَ، قَالَ كَتَبَ نَجْدَةُ بْنُ عَامِرٍ الْحَرُورِيُّ إِلَى ابْنِ عَبَّاسٍ يَسْأَلُهُ عَنِ الْعَبْدِ، وَالْمَرْأَةِ يَحْضُرَانِ الْمَغْنَمَ هَلْ يُقْسَمُ لَهُمَا وَعَنْ قَتْلِ الْوِلْدَانِ وَعَنِ الْيَتِيمِ مَتَى يَنْقَطِعُ عَنْهُ الْيُتْمُ وَعَنْ ذَوِي الْقُرْبَى مَنْ هُمْ فَقَالَ لِيَزِيدَ اكْتُبْ إِلَيْهِ فَلَوْلاَ أَنْ يَقَعَ فِي أُحْمُوقَةٍ مَا كَتَبْتُ إِلَيْهِ اكْتُبْ إِنَّكَ كَتَبْتَ تَسْأَلُنِي عَنِ الْمَرْأَةِ وَالْعَبْدِ يَحْضُرَانِ الْمَغْنَمَ هَلْ يُقْسَمُ لَهُمَا شَىْءٌ وَإِنَّهُ لَيْسَ لَهُمَا شَىْءٌ إِلاَّ أَنْ يُحْذَيَا وَكَتَبْتَ تَسْأَلُنِي عَنْ قَتْلِ الْوِلْدَانِ وَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمْ يَقْتُلْهُمْ وَأَنْتَ فَلاَ تَقْتُلْهُمْ إِلاَّ أَنْ تَعْلَمَ مِنْهُمْ مَا عَلِمَ صَاحِبُ مُوسَى مِنَ الْغُلاَمِ الَّذِي قَتَلَهُ وَكَتَبْتَ تَسْأَلُنِي عَنِ الْيَتِيمِ مَتَى يَنْقَطِعُ عَنْهُ اسْمُ الْيُتْمِ وَإِنَّهُ لاَ يَنْقَطِعُ عَنْهُ اسْمُ الْيُتْمِ حَتَّى يَبْلُغَ وَيُؤْنَسَ مِنْهُ رُشْدٌ وَكَتَبْتَ تَسْأَلُنِي عَنْ ذَوِي الْقُرْبَى مَنْ هُمْ وَإِنَّا زَعَمْنَا أَنَّا هُمْ فَأَبَى ذَلِكَ عَلَيْنَا قَوْمُنَا .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1812 c metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü