Resûlullah savaşta müşrikten yardım almadı; adam iman edince ordusuna kabul etti.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1817, Kitap 32, Hadis 182
Türkçe meal

Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Bedir tarafına çıktı. Harretü'l-Vebere'de iken cesaretiyle ve yiğitliğiyle anılan bir adam ona yetişti. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabı onu görünce sevindiler. Ona yetişince Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem): “Sana uymak ve seninle birlikte (ganimetten) nasibimi almak için geldim” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Allah'a ve Resûlü'ne iman ediyor musun?” buyurdu. “Hayır” dedi. “Dön; ben bir müşrikten yardım istemem” buyurdu. (Âişe) dedi ki: Sonra yürüdü; Şecere'de iken o adam ona yetişti ve ilk defa söylediği gibi söyledi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de ona ilk defa söylediği gibi söyledi: “Dön; ben bir müşrikten yardım istemem.” Sonra (adam) döndü ve Beydâ'da ona yetişti. (Peygamber) ona ilk defa söylediği gibi: “Allah'a ve Resûlü'ne iman ediyor musun?” buyurdu. “Evet” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “O hâlde gel” buyurdu.

Sahîh-i Müslim 1817, Kitap 32, Hadis 182

Arapça metin
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ مَالِكٍ، ح وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو الطَّاهِرِ - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، عَنِ الْفُضَيْلِ بْنِ أَبِي، عَبْدِ اللَّهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نِيَارٍ الأَسْلَمِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قِبَلَ بَدْرٍ فَلَمَّا كَانَ بِحَرَّةِ الْوَبَرَةِ أَدْرَكَهُ رَجُلٌ قَدْ كَانَ يُذْكَرُ مِنْهُ جُرْأَةٌ وَنَجْدَةٌ فَفَرِحَ أَصْحَابُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ رَأَوْهُ فَلَمَّا أَدْرَكَهُ قَالَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جِئْتُ لأَتَّبِعَكَ وَأُصِيبَ مَعَكَ قَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " تُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ " . قَالَ لاَ قَالَ " فَارْجِعْ فَلَنْ أَسْتَعِينَ بِمُشْرِكٍ " . قَالَتْ ثُمَّ مَضَى حَتَّى إِذَا كُنَّا بِالشَّجَرَةِ أَدْرَكَهُ الرَّجُلُ فَقَالَ لَهُ كَمَا قَالَ أَوَّلَ مَرَّةٍ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم كَمَا قَالَ أَوَّلَ مَرَّةٍ قَالَ " فَارْجِعْ فَلَنْ أَسْتَعِينَ بِمُشْرِكٍ " . قَالَ ثُمَّ رَجَعَ فَأَدْرَكَهُ بِالْبَيْدَاءِ فَقَالَ لَهُ كَمَا قَالَ أَوَّلَ مَرَّةٍ " تُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ " . قَالَ نَعَمْ . فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَانْطَلِقْ " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1817 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü