Şakî, annesinin karnında şakî olandır; saîd de başkasından ibret alandır.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 2645a, Kitap 46, Hadis 4
Türkçe meal

Ebü't-Tufeyl Âmir b. Vâsile (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Abdullah b. Mes'ûd'u şöyle derken işittim: “Şakî, annesinin karnında şakî olandır; saîd de başkasından ibret alandır.” (Ebü't-Tufeyl), Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından Huzeyfe b. Esîd el-Gıfârî denilen bir adama gelip İbn Mes'ûd'un bu sözünü ona anlattı ve: “Bir adam amel etmeden nasıl şakî olur?” dedi. O adam ona şöyle dedi: “Buna şaşıyor musun? Ben Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: 'Nutfenin üzerinden kırk iki gece geçtiğinde Allah ona bir melek gönderir. (Melek) ona şekil verir; kulağını, gözünü, derisini, etini ve kemiklerini yaratır. Sonra: Ey Rabbim! Erkek mi, dişi mi? der. Rabbin dilediği gibi hükmeder, melek de yazar. Sonra: Ey Rabbim! Eceli (ne olacak)? der. Rabbin dilediğini söyler, melek de yazar. Sonra: Ey Rabbim! Rızkı (ne olacak)? der. Rabbin dilediği gibi hükmeder, melek de yazar. Sonra melek elindeki sahifeyle çıkar; kendisine emredilene ne bir şey ekler ne de ondan eksiltir.'”

Sahîh-i Müslim 2645a, Kitap 46, Hadis 4

Arapça metin
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ سَرْحٍ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو، بْنُ الْحَارِثِ عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ الْمَكِّيِّ، أَنَّ عَامِرَ بْنَ وَاثِلَةَ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مَسْعُودٍ، يَقُولُ الشَّقِيُّ مَنْ شَقِيَ فِي بَطْنِ أُمِّهِ وَالسَّعِيدُ مَنْ وُعِظَ بِغَيْرِهِ . فَأَتَى رَجُلاً مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُقَالُ لَهُ حُذَيْفَةُ بْنُ أَسِيدٍ الْغِفَارِيُّ فَحَدَّثَهُ بِذَلِكَ مِنْ قَوْلِ ابْنِ مَسْعُودٍ فَقَالَ وَكَيْفَ يَشْقَى رَجُلٌ بِغَيْرِ عَمَلٍ فَقَالَ لَهُ الرَّجُلُ أَتَعْجَبُ مِنْ ذَلِكَ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِذَا مَرَّ بِالنُّطْفَةِ ثِنْتَانِ وَأَرْبَعُونَ لَيْلَةً بَعَثَ اللَّهُ إِلَيْهَا مَلَكًا فَصَوَّرَهَا وَخَلَقَ سَمْعَهَا وَبَصَرَهَا وَجِلْدَهَا وَلَحْمَهَا وَعِظَامَهَا ثُمَّ . قَالَ يَا رَبِّ أَذَكَرٌ أَمْ أُنْثَى فَيَقْضِي رَبُّكَ مَا شَاءَ وَيَكْتُبُ الْمَلَكُ ثُمَّ يَقُولُ يَا رَبِّ أَجَلُهُ . فَيَقُولُ رَبُّكَ مَا شَاءَ وَيَكْتُبُ الْمَلَكُ ثُمَّ يَقُولُ يَا رَبِّ رِزْقُهُ . فَيَقْضِي رَبُّكَ مَا شَاءَ وَيَكْتُبُ الْمَلَكُ ثُمَّ يَخْرُجُ الْمَلَكُ بِالصَّحِيفَةِ فِي يَدِهِ فَلاَ يَزِيدُ عَلَى مَا أُمِرَ وَلاَ يَنْقُصُ " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 2645 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü