Allah'ım, beni bağışla, bana merhamet et, beni hidayete erdir ve bana rızık ver.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 2696, Kitap 48, Hadis 43
Türkçe meal

Sa'd b. Ebû Vakkâs (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bir bedevî Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelerek: “Bana söyleyeceğim bir söz öğret” dedi. (Resûlullah): “‘Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Allah en büyüktür, pek büyüktür; Allah'a çokça hamd olsun. Âlemlerin Rabbi Allah'ı tesbih ederim. Güç ve kuvvet ancak Azîz ve Hakîm olan Allah'ındır’ de” buyurdu. (Bedevî): “Bunlar Rabbim içindir; ya benim için ne var?” dedi. (Resûlullah): “‘Allah'ım, beni bağışla, bana merhamet et, beni hidayete erdir ve bana rızık ver’ de” buyurdu.

Mûsâ dedi ki: “Bana âfiyet ver” kısmına gelince, onu (da söylediğini) sanıyorum ama emin değilim.

İbn Ebû Şeybe, hadisinde Mûsâ'nın sözünü zikretmedi.

Sahîh-i Müslim 2696, Kitap 48, Hadis 43

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ عَنْ مُوسَى الْجُهَنِيِّ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا مُوسَى الْجُهَنِيُّ، عَنْ مُصْعَبِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ عَلِّمْنِي كَلاَمًا أَقُولُهُ قَالَ " قُلْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ اللَّهُ أَكْبَرُ كَبِيرًا وَالْحَمْدُ لِلَّهِ كَثِيرًا سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ " . قَالَ فَهَؤُلاَءِ لِرَبِّي فَمَا لِي قَالَ " قُلِ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَارْحَمْنِي وَاهْدِنِي وَارْزُقْنِي " . قَالَ مُوسَى أَمَّا عَافِنِي فَأَنَا أَتَوَهَّمُ وَمَا أَدْرِي . وَلَمْ يَذْكُرِ ابْنُ أَبِي شَيْبَةَ فِي حَدِيثِهِ قَوْلَ مُوسَى .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 2696 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü