Sevbân (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah benim için yeryüzünü dürüp topladı; ben de onun doğularını ve batılarını gördüm. Ümmetimin hükümranlığı, benim için ondan dürülüp gösterilen yerlere ulaşacaktır. Bana kırmızı ve beyaz iki hazine verildi. Rabbimden ümmetim için onları umumi bir kıtlıkla helak etmemesini ve üzerlerine kendilerinden olmayan, onların topluluğunu (yurtlarını) mubah sayacak bir düşman musallat etmemesini istedim. Rabbim de şöyle buyurdu: ‘Ey Muhammed! Ben bir hüküm verdiğimde o geri çevrilmez. Ümmetin için sana şunu verdim: Onları umumi bir kıtlıkla helak etmeyeceğim ve üzerlerine kendilerinden olmayan, onların topluluğunu mubah sayacak bir düşman musallat etmeyeceğim; isterse yeryüzünün dört bir yanındakiler —ya da: dört bir yanının arasındakiler— onlara karşı toplansın. Ta ki onların bir kısmı bir kısmını helak edip bir kısmı bir kısmını esir edinceye kadar.’”
Sahîh-i Müslim 2889a, Kitap 54, Hadis 24