Abdullah b. Hâris b. Nevfel şöyle rivayet etti:
Übey b. Ka'b ile birlikte duruyordum. (Übey): “İnsanların boyunları dünyayı talep hususunda (birbirinden) farklı olmaya devam edecek” dedi. “Evet” dedim. Dedi ki: Ben Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: “Fırat'ın altından bir dağı açığa çıkarması yakındır. İnsanlar bunu duyunca ona doğru yürüyecekler. Onun yanında olanlar ‘İnsanları ondan almaya bırakırsak hepsi götürülür’ diyecekler. Bunun üzerine onun için birbirleriyle savaşacaklar ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecek.”
Ebû Kâmil kendi rivayetinde dedi ki: (Abdullah) dedi ki: Ben ve Übey b. Ka'b, Hassân'ın kalesinin gölgesinde durduk.
Sahîh-i Müslim 2895, Kitap 54, Hadis 42
حَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ، فُضَيْلُ بْنُ حُسَيْنٍ وَأَبُو مَعْنٍ الرَّقَاشِيُّ - وَاللَّفْظُ لأَبِي مَعْنٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ جَعْفَرٍ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ، يَسَارٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ نَوْفَلٍ، قَالَ كُنْتُ وَاقِفًا مَعَ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ فَقَالَ لاَ يَزَالُ النَّاسُ مُخْتَلِفَةً أَعْنَاقُهُمْ فِي طَلَبِ الدُّنْيَا . قُلْتُ أَجَلْ . قَالَ إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " يُوشِكُ الْفُرَاتُ أَنْ يَحْسِرَ عَنْ جَبَلٍ مِنْ ذَهَبٍ فَإِذَا سَمِعَ بِهِ النَّاسُ سَارُوا إِلَيْهِ فَيَقُولُ مَنْ عِنْدَهُ لَئِنْ تَرَكْنَا النَّاسَ يَأْخُذُونَ مِنْهُ لَيُذْهَبَنَّ بِهِ كُلِّهِ قَالَ فَيَقْتَتِلُونَ عَلَيْهِ فَيُقْتَلُ مِنْ كُلِّ مِائَةٍ تِسْعَةٌ وَتِسْعُونَ " . قَالَ أَبُو كَامِلٍ فِي حَدِيثِهِ قَالَ وَقَفْتُ أَنَا وَأُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ فِي ظِلِّ أُجُمِ حَسَّانَ .