Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte Necid tarafına bir gazveye çıktık. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bize dikenli ağaçları çok olan bir vadide yetişti. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir ağacın altında konakladı ve kılıcını onun dallarından birine astı. (Câbir) dedi ki: İnsanlar ağaçlarla gölgelenmek için vadiye dağıldılar. (Câbir) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ben uyurken bir adam yanıma geldi ve kılıcı aldı. Uyandım; o başucumda duruyordu. Bir de baktım ki kılıç onun elinde kınından çıkmış duruyor. Bana: ‘Seni benden kim koruyacak?’ dedi. ‘Allah’ dedim. Sonra ikinci defa: ‘Seni benden kim koruyacak?’ dedi. ‘Allah’ dedim. Bunun üzerine kılıcı kınına soktu. İşte o, şurada oturuyor.” Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona hiçbir şey yapmadı.
Sahîh-i Müslim 843c, Kitap 43, Hadis 13
حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي، سَلَمَةَ عَنْ جَابِرٍ، ح
وَحَدَّثَنِي أَبُو عِمْرَانَ، مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرِ بْنِ زِيَادٍ - وَاللَّفْظُ لَهُ - أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ، - يَعْنِي ابْنَ سَعْدٍ - عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سِنَانِ بْنِ أَبِي سِنَانٍ الدُّؤَلِيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ غَزَوْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غَزْوَةً قِبَلَ نَجْدٍ فَأَدْرَكَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي وَادٍ كَثِيرِ الْعِضَاهِ فَنَزَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَحْتَ شَجَرَةٍ فَعَلَّقَ سَيْفَهُ بِغُصْنٍ مِنْ أَغْصَانِهَا - قَالَ - وَتَفَرَّقَ النَّاسُ فِي الْوَادِي يَسْتَظِلُّونَ بِالشَّجَرِ - قَالَ - فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ رَجُلاً أَتَانِي وَأَنَا نَائِمٌ فَأَخَذَ السَّيْفَ فَاسْتَيْقَظْتُ وَهُوَ قَائِمٌ عَلَى رَأْسِي فَلَمْ أَشْعُرْ إِلاَّ وَالسَّيْفُ صَلْتًا فِي يَدِهِ فَقَالَ لِي مَنْ يَمْنَعُكَ مِنِّي قَالَ قُلْتُ اللَّهُ . ثُمَّ قَالَ فِي الثَّانِيَةِ مَنْ يَمْنَعُكَ مِنِّي قَالَ قُلْتُ اللَّهُ . قَالَ فَشَامَ السَّيْفَ فَهَا هُوَ ذَا جَالِسٌ " . ثُمَّ لَمْ يَعْرِضْ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .