Kabir ehline: Selâm bu yurtların mümin ehline! Allah önce gidenlere de sonra gidecek olanlara da rahmet etsin.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 974b, Kitap 11, Hadis 132
Türkçe meal

Muhammed b. Kays şöyle rivayet etti:

Bir gün: “Size kendimden ve annemden bir şey anlatayım mı?” dedi. Biz, onu doğuran annesini kastettiğini sandık. Şöyle dedi: Âişe dedi ki: “Size kendimden ve Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) bir şey anlatayım mı?” “Evet” dedik. Şöyle anlattı:

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) benim yanımda bulunduğu gecemdi. (Yatsıdan) döndü, ridasını koydu, ayakkabılarını çıkarıp ayak ucuna koydu, izârının ucunu yatağına serip uzandı. Benim uyuduğumu sanıncaya kadar ancak biraz bekledi. Sonra ridasını yavaşça aldı, ayakkabılarını yavaşça giydi, kapıyı açıp çıktı, sonra kapıyı yavaşça kapattı. Ben de gömleğimi başımdan geçirdim, başörtümü örtündüm, izârımı bürünüp onun izinden gittim. Nihayet Bakî'e vardı. Orada durdu ve uzun süre ayakta kaldı. Sonra ellerini üç defa kaldırdı. Sonra döndü, ben de döndüm. Hızlandı, ben de hızlandım. Koşar adım yürüdü, ben de koşar adım yürüdüm. Koştu, ben de koştum. Onu geçip (eve) girdim. Uzanır uzanmaz o da girdi ve: “Ey Âişe! Neyin var, nefes nefese kalmışsın?” buyurdu. “Bir şey yok” dedim. “Ya bana söylersin ya da Latîf ve Habîr (olan Allah) bana haber verir” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Anam babam sana feda olsun” deyip ona (olanı) anlattım. “Önümde gördüğüm karaltı sen miydin?” buyurdu. “Evet” dedim. Göğsüme beni acıtan bir itiş yaptı, sonra: “Allah'ın ve Resûlü'nün sana haksızlık edeceğini mi sandın?” buyurdu. (Âişe) dedi ki: “İnsanlar ne gizlerse Allah onu bilir; evet.”

Şöyle buyurdu: “Gördüğün sırada Cebrâil bana geldi ve bana seslendi; seslenişini senden gizledi. Ben de ona icabet ettim ve bunu senden gizledim. Sen elbiselerini çıkarmışken o senin yanına girmezdi. Uyuduğunu sandım, seni uyandırmak istemedim; yalnız kalıp korkmandan da çekindim. (Cebrâil) 'Rabbin sana Bakî ehline gidip onlar için bağışlanma dilemeni emrediyor' dedi.” “Onlara nasıl diyeyim, ey Allah'ın Resûlü?” dedim. Şöyle buyurdu: “De ki: Selâm bu yurtların mümin ve Müslüman ehline! Allah bizden önce gidenlere de sonra gidecek olanlara da rahmet etsin. Biz de inşallah size katılacağız.”

Sahîh-i Müslim 974b, Kitap 11, Hadis 132

Arapça metin
وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَثِيرِ بْنِ الْمُطَّلِبِ، أَنَّهُ سَمِعَ مُحَمَّدَ بْنَ قَيْسٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ عَائِشَةَ، تُحَدِّثُ فَقَالَتْ أَلاَ أُحَدِّثُكُمْ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَعَنِّي . قُلْنَا بَلَى ح. وَحَدَّثَنِي مَنْ، سَمِعَ حَجَّاجًا الأَعْوَرَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ، - رَجُلٌ مِنْ قُرَيْشٍ - عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ قَيْسِ بْنِ مَخْرَمَةَ، بْنِ الْمُطَّلِبِ أَنَّهُ قَالَ يَوْمًا أَلاَ أُحَدِّثُكُمْ عَنِّي وَعَنْ أُمِّي قَالَ فَظَنَنَّا أَنَّهُ يُرِيدُ أُمَّهُ الَّتِي وَلَدَتْهُ . قَالَ قَالَتْ عَائِشَةُ أَلاَ أُحَدِّثُكُمْ عَنِّي وَعَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قُلْنَا بَلَى . قَالَ قَالَتْ لَمَّا كَانَتْ لَيْلَتِيَ الَّتِي كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِيهَا عِنْدِي انْقَلَبَ فَوَضَعَ رِدَاءَهُ وَخَلَعَ نَعْلَيْهِ فَوَضَعَهُمَا عِنْدَ رِجْلَيْهِ وَبَسَطَ طَرَفَ إِزَارِهِ عَلَى فِرَاشِهِ فَاضْطَجَعَ فَلَمْ يَلْبَثْ إِلاَّ رَيْثَمَا ظَنَّ أَنْ قَدْ رَقَدْتُ فَأَخَذَ رِدَاءَهُ رُوَيْدًا وَانْتَعَلَ رُوَيْدًا وَفَتَحَ الْبَابَ فَخَرَجَ ثُمَّ أَجَافَهُ رُوَيْدًا فَجَعَلْتُ دِرْعِي فِي رَأْسِي وَاخْتَمَرْتُ وَتَقَنَّعْتُ إِزَارِي ثُمَّ انْطَلَقْتُ عَلَى إِثْرِهِ حَتَّى جَاءَ الْبَقِيعَ فَقَامَ فَأَطَالَ الْقِيَامَ ثُمَّ رَفَعَ يَدَيْهِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ انْحَرَفَ فَانْحَرَفْتُ فَأَسْرَعَ فَأَسْرَعْتُ فَهَرْوَلَ فَهَرْوَلْتُ فَأَحْضَرَ فَأَحْضَرْتُ فَسَبَقْتُهُ فَدَخَلْتُ فَلَيْسَ إِلاَّ أَنِ اضْطَجَعْتُ فَدَخَلَ فَقَالَ " مَا لَكِ يَا عَائِشُ حَشْيَا رَابِيَةً " . قَالَتْ قُلْتُ لاَ شَىْءَ . قَالَ " لَتُخْبِرِينِي أَوْ لَيُخْبِرَنِّي اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ " . قَالَتْ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي . فَأَخْبَرْتُهُ قَالَ " فَأَنْتِ السَّوَادُ الَّذِي رَأَيْتُ أَمَامِي " . قُلْتُ نَعَمْ . فَلَهَدَنِي فِي صَدْرِي لَهْدَةً أَوْجَعَتْنِي ثُمَّ قَالَ " أَظَنَنْتِ أَنْ يَحِيفَ اللَّهُ عَلَيْكِ وَرَسُولُهُ " . قَالَتْ مَهْمَا يَكْتُمِ النَّاسُ يَعْلَمْهُ اللَّهُ نَعَمْ . قَالَ " فَإِنَّ جِبْرِيلَ أَتَانِي حِينَ رَأَيْتِ فَنَادَانِي فَأَخْفَاهُ مِنْكِ فَأَجَبْتُهُ فَأَخْفَيْتُهُ مِنْكِ وَلَمْ يَكُنْ يَدْخُلُ عَلَيْكِ وَقَدْ وَضَعْتِ ثِيَابَكِ وَظَنَنْتُ أَنْ قَدْ رَقَدْتِ فَكَرِهْتُ أَنْ أُوقِظَكِ وَخَشِيتُ أَنْ تَسْتَوْحِشِي فَقَالَ إِنَّ رَبَّكَ يَأْمُرُكَ أَنْ تَأْتِيَ أَهْلَ الْبَقِيعِ فَتَسْتَغْفِرَ لَهُمْ " . قَالَتْ قُلْتُ كَيْفَ أَقُولُ لَهُمْ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " قُولِي السَّلاَمُ عَلَى أَهْلِ الدِّيَارِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُسْلِمِينَ وَيَرْحَمُ اللَّهُ الْمُسْتَقْدِمِينَ مِنَّا وَالْمُسْتَأْخِرِينَ وَإِنَّا إِنْ شَاءَ اللَّهُ بِكُمْ لَلاَحِقُونَ " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 974 b metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü