Huzeyfe (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Bir gece Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte namaz kıldım. Tekbir aldığında onun şöyle dediğini işittim: “Allâhu ekber, zü'l-ceberûti ve'l-melekûti ve'l-kibriyâi ve'l-azameh.” (Allah en büyüktür; ceberût, melekût, kibriyâ ve azamet sahibidir.) Rükûunda “Sübhâne rabbiye'l-azîm” derdi. Başını rükûdan kaldırdığında “Li-rabbiye'l-hamd, li-rabbiye'l-hamd” (Hamd Rabbime mahsustur, hamd Rabbime mahsustur) derdi. Secdesinde “Sübhâne rabbiye'l-a'lâ”, iki secde arasında “Rabbiğfir lî, rabbiğfir lî” (Rabbim beni bağışla, Rabbim beni bağışla) derdi. Kıyamı, rükûu, başını rükûdan kaldırdığı (duruşu), secdesi ve iki secde arası birbirine yakın uzunluktaydı.
Sünen-i Nesâî 1069, Kitap 12, Hadis 41