Avf b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte (gece namazına) kalktım. Önce misvak kullandı ve abdest aldı, sonra kalkıp namaza durdu. Bakara sûresiyle başladı; bir rahmet âyetine geldiğinde mutlaka durup (rahmet) diler, bir azap âyetine geldiğinde de mutlaka durup (Allah'a) sığınırdı. Sonra rükû etti ve kıyamı kadar rükûda kaldı. Rükûsunda şöyle diyordu: “Sübhâne zi'l-ceberûti ve'l-melekûti ve'l-kibriyâi ve'l-azameh (Ceberût, melekût, kibriyâ ve azamet sahibi Zât'ı tesbih ederim).” Sonra rükûsu kadar secde etti; secdesinde de şöyle diyordu: “Sübhâne zi'l-ceberûti ve'l-melekûti ve'l-kibriyâi ve'l-azameh.” Sonra Âl-i İmrân'ı, sonra bir sûre, sonra bir sûre daha okudu; (her birinde) aynısını yaptı.
Sünen-i Nesâî 1132, Kitap 12, Hadis 104