İnsanlar kabirlerinde Deccâl fitnesi gibi bir fitneyle imtihan edilirler.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 1475, Kitap 16, Hadis 17
Sahih
Türkçe meal

Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Yahudi bir kadın Âişe'nin yanına geldi ve “Allah seni kabir azabından korusun” dedi. Âişe, “Ey Allah'ın Resûlü! İnsanlar gerçekten kabirlerde azap mı görecekler?” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), “Allah'a sığınırım!” dedi. Âişe şöyle anlattı: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bir yere çıkmıştı; güneş tutuldu. Biz de (evlerin önündeki) odaya çıktık, kadınlar yanımıza toplandı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) da bize doğru geldi; bu, kuşluk vaktiydi. Uzun bir kıyam yaptı, sonra uzun bir rükû yaptı, sonra başını kaldırıp ilk kıyamdan daha kısa bir kıyam yaptı, sonra ilk rükûundan daha kısa bir rükû yaptı, sonra secde etti. Sonra ikinci rekâta kalkıp bunun aynısını yaptı; ancak rükûu ve kıyamı birinci rekâttakinden daha kısaydı. Sonra secde etti; güneş de açıldı. Namazdan ayrılınca minbere oturdu ve söyledikleri arasında şöyle buyurdu: “İnsanlar kabirlerinde Deccâl fitnesi gibi bir fitneyle imtihan edilirler.” Âişe dedi ki: Bundan sonra onun kabir azabından (Allah'a) sığındığını işitirdik.

Sünen-i Nesâî 1475, Kitap 16, Hadis 17

Arapça metin
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ عَمْرَةَ، حَدَّثَتْهُ أَنَّ عَائِشَةَ حَدَّثَتْهَا أَنَّ يَهُودِيَّةً أَتَتْهَا فَقَالَتْ أَجَارَكِ اللَّهُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ قَالَتْ عَائِشَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ النَّاسَ لَيُعَذَّبُونَ فِي الْقُبُورِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَائِذًا بِاللَّهِ . قَالَتْ عَائِشَةُ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ مَخْرَجًا فَخَسَفَتِ الشَّمْسُ فَخَرَجْنَا إِلَى الْحُجْرَةِ فَاجْتَمَعَ إِلَيْنَا نِسَاءٌ وَأَقْبَلَ إِلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَذَلِكَ ضَحْوَةً فَقَامَ قِيَامًا طَوِيلاً ثُمَّ رَكَعَ رُكُوعًا طَوِيلاً ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ فَقَامَ دُونَ الْقِيَامِ الأَوَّلِ ثُمَّ رَكَعَ دُونَ رُكُوعِهِ ثُمَّ سَجَدَ ثُمَّ قَامَ الثَّانِيَةَ فَصَنَعَ مِثْلَ ذَلِكَ إِلاَّ أَنَّ رُكُوعَهُ وَقِيَامَهُ دُونَ الرَّكْعَةِ الأُولَى ثُمَّ سَجَدَ وَتَجَلَّتِ الشَّمْسُ فَلَمَّا انْصَرَفَ قَعَدَ عَلَى الْمِنْبَرِ فَقَالَ فِيمَا يَقُولُ " إِنَّ النَّاسَ يُفْتَنُونَ فِي قُبُورِهِمْ كَفِتْنَةِ الدَّجَّالِ " . قَالَتْ عَائِشَةُ كُنَّا نَسْمَعُهُ بَعْدَ ذَلِكَ يَتَعَوَّذُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 1475 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü