Talha'ya: 'Bismillâh' deseydin, insanlar bakarken melekler seni yukarı kaldırırdı.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 3149, Kitap 25, Hadis 65
Hasen
Türkçe meal

Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Uhud günü olup insanlar geri çekilince Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), aralarında Talha b. Ubeydullah'ın da bulunduğu Ensâr'dan on iki adamla bir kenardaydı. Müşrikler onlara yetişti. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dönüp: “Bu topluluğa kim karşı koyar?” buyurdu. Talha: “Ben” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Olduğun yerde kal” buyurdu. Ensâr'dan bir adam: “Ben, ey Allah'ın Resûlü” dedi. (Peygamber): “Sen” buyurdu. O da öldürülünceye kadar savaştı. Sonra (Peygamber) dönüp baktı, müşrikler (yine oradaydı). “Bu topluluğa kim karşı koyar?” buyurdu. Talha: “Ben” dedi. (Peygamber): “Olduğun yerde kal” buyurdu. Ensâr'dan bir adam: “Ben” dedi. (Peygamber): “Sen” buyurdu. O da öldürülünceye kadar savaştı. Sonra (Peygamber) bunu söylemeye devam etti; Ensâr'dan bir adam onlara karşı çıkıyor, öncekinin savaştığı gibi savaşıyor ve öldürülüyordu. Sonunda Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile Talha b. Ubeydullah kaldı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bu topluluğa kim karşı koyar?” buyurdu. Talha: “Ben” dedi. Talha, (önceki) on bir kişinin savaştığı gibi savaştı; sonunda eline darbe aldı ve parmakları koptu. “Hiss!” (Of!) dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Eğer 'Bismillâh' deseydin, insanlar bakarken melekler seni yukarı kaldırırdı.” Sonra Allah müşrikleri geri püskürttü.

Sünen-i Nesâî 3149, Kitap 25, Hadis 65

Arapça metin
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَذَكَرَ، آخَرَ قَبْلَهُ عَنْ عُمَارَةَ بْنِ غَزِيَّةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ لَمَّا كَانَ يَوْمُ أُحُدٍ وَوَلَّى النَّاسُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي نَاحِيَةٍ فِي اثْنَىْ عَشَرَ رَجُلاً مِنَ الأَنْصَارِ وَفِيهِمْ طَلْحَةُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ فَأَدْرَكَهُمُ الْمُشْرِكُونَ فَالْتَفَتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ " مَنْ لِلْقَوْمِ " . فَقَالَ طَلْحَةُ أَنَا . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كَمَا أَنْتَ " . فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ أَنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ " أَنْتَ " . فَقَاتَلَ حَتَّى قُتِلَ ثُمَّ الْتَفَتَ فَإِذَا الْمُشْرِكُونَ فَقَالَ " مَنْ لِلْقَوْمِ " . فَقَالَ طَلْحَةُ أَنَا . قَالَ " كَمَا أَنْتَ " . فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ أَنَا . فَقَالَ " أَنْتَ " . فَقَاتَلَ حَتَّى قُتِلَ ثُمَّ لَمْ يَزَلْ يَقُولُ ذَلِكَ وَيَخْرُجُ إِلَيْهِمْ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ فَيُقَاتِلُ قِتَالَ مَنْ قَبْلَهُ حَتَّى يُقْتَلَ حَتَّى بَقِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَطَلْحَةُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ لِلْقَوْمِ " . فَقَالَ طَلْحَةُ أَنَا . فَقَاتَلَ طَلْحَةُ قِتَالَ الأَحَدَ عَشَرَ حَتَّى ضُرِبَتْ يَدُهُ فَقُطِعَتْ أَصَابِعُهُ فَقَالَ حَسِّ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَوْ قُلْتَ بِسْمِ اللَّهِ لَرَفَعَتْكَ الْمَلاَئِكَةُ وَالنَّاسُ يَنْظُرُونَ " . ثُمَّ رَدَّ اللَّهُ الْمُشْرِكِينَ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 3149 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü