Habeşliler sizi bıraktıkça siz de onları bırakın; Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayın.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 3176, Kitap 25, Hadis 92
Hasen
Türkçe meal

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından bir adam şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) hendeğin kazılmasını emredince karşılarına, kazmalarına engel olan bir kaya çıktı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kalktı, kazmayı aldı, ridâsını hendeğin kenarına koydu ve “Rabbinin kelimesi doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. Onun kelimelerini değiştirebilecek kimse yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir” (En'âm 6/115) dedi. Taşın üçte biri koptu. Selmân el-Fârisî ayakta durmuş bakıyordu; Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) vuruşuyla birlikte bir parıltı çaktı. Sonra ikinci kez vurdu ve “Rabbinin kelimesi doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. Onun kelimelerini değiştirebilecek kimse yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir” (En'âm 6/115) dedi. Diğer üçte biri de koptu ve bir parıltı çaktı; Selmân onu gördü. Sonra üçüncü kez vurdu ve “Rabbinin kelimesi doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. Onun kelimelerini değiştirebilecek kimse yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir” (En'âm 6/115) dedi. Kalan üçte biri de koptu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (hendekten) çıktı, ridâsını alıp oturdu. Selmân: “Ey Allah'ın Resûlü! Vurduğunda seni gördüm; her vuruşunla birlikte mutlaka bir parıltı oluyordu” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Ey Selmân! Bunu gördün mü?” buyurdu. Selmân: “Evet, seni hak ile gönderene yemin olsun ki (gördüm), ey Allah'ın Resûlü” dedi. (Peygamber) şöyle buyurdu: “Birinci vuruşu vurduğumda bana Kisrâ'nın şehirleri, çevresi ve pek çok şehir gösterildi; hatta onları kendi gözlerimle gördüm.” Yanında bulunan ashabı ona: “Ey Allah'ın Resûlü! Onları bize fethetmesi, yurtlarını bize ganimet kılması ve ülkelerini bizim ellerimizle yıkması için Allah'a dua et” dediler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bunun için dua etti. (Sonra şöyle buyurdu:) “Sonra ikinci vuruşu vurdum; bana Kayser'in şehirleri ve çevresi gösterildi, hatta onları kendi gözlerimle gördüm.” “Ey Allah'ın Resûlü! Onları bize fethetmesi, yurtlarını bize ganimet kılması ve ülkelerini bizim ellerimizle yıkması için Allah'a dua et” dediler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bunun için dua etti. (Sonra şöyle buyurdu:) “Sonra üçüncüyü vurdum; bana Habeşistan'ın şehirleri ve çevresindeki köyler gösterildi, hatta onları kendi gözlerimle gördüm.” Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bunun üzerine şöyle buyurdu: “Habeşliler sizi bıraktıkça siz de onları bırakın; Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayın.”

Sünen-i Nesâî 3176, Kitap 25, Hadis 92

Arapça metin
أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، قَالَ حَدَّثَنَا ضَمْرَةُ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ السَّيْبَانِيِّ، عَنْ أَبِي سُكَيْنَةَ، - رَجُلٌ مِنَ الْمُحَرَّرِينَ - عَنْ رَجُلٍ، مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ لَمَّا أَمَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِحَفْرِ الْخَنْدَقِ عَرَضَتْ لَهُمْ صَخْرَةٌ حَالَتْ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْحَفْرِ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَخَذَ الْمِعْوَلَ وَوَضَعَ رِدَاءَهُ نَاحِيَةَ الْخَنْدَقِ وَقَالَ " { تَمَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلاً لاَ مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِهِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ } " . فَنَدَرَ ثُلُثُ الْحَجَرِ وَسَلْمَانُ الْفَارِسِيُّ قَائِمٌ يَنْظُرُ فَبَرَقَ مَعَ ضَرْبَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَرْقَةٌ ثُمَّ ضَرَبَ الثَّانِيَةَ وَقَالَ " { تَمَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلاً لاَ مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِهِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ } " . فَنَدَرَ الثُّلُثُ الآخَرُ فَبَرَقَتْ بَرْقَةٌ فَرَآهَا سَلْمَانُ ثُمَّ ضَرَبَ الثَّالِثَةَ وَقَالَ " { تَمَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلاً لاَ مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِهِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ } " . فَنَدَرَ الثُّلُثُ الْبَاقِي وَخَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخَذَ رِدَاءَهُ وَجَلَسَ . قَالَ سَلْمَانُ يَا رَسُولَ اللَّهِ رَأَيْتُكَ حِينَ ضَرَبْتَ مَا تَضْرِبُ ضَرْبَةً إِلاَّ كَانَتْ مَعَهَا بَرْقَةٌ . قَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَا سَلْمَانُ رَأَيْتَ ذَلِكَ " . فَقَالَ إِي وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " فَإِنِّي حِينَ ضَرَبْتُ الضَّرْبَةَ الأُولَى رُفِعَتْ لِي مَدَائِنُ كِسْرَى وَمَا حَوْلَهَا وَمَدَائِنُ كَثِيرَةٌ حَتَّى رَأَيْتُهَا بِعَيْنَىَّ " . قَالَ لَهُ مَنْ حَضَرَهُ مِنْ أَصْحَابِهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَفْتَحَهَا عَلَيْنَا وَيُغَنِّمَنَا دِيَارَهُمْ وَيُخَرِّبَ بِأَيْدِينَا بِلاَدَهُمْ . فَدَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِذَلِكَ " ثُمَّ ضَرَبْتُ الضَّرْبَةَ الثَّانِيَةَ فَرُفِعَتْ لِي مَدَائِنُ قَيْصَرَ وَمَا حَوْلَهَا حَتَّى رَأَيْتُهَا بِعَيْنَىَّ " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَفْتَحَهَا عَلَيْنَا وَيُغَنِّمَنَا دِيَارَهُمْ وَيُخَرِّبَ بِأَيْدِينَا بِلاَدَهُمْ . فَدَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِذَلِكَ " ثُمَّ ضَرَبْتُ الثَّالِثَةَ فَرُفِعَتْ لِي مَدَائِنُ الْحَبَشَةِ . وَمَا حَوْلَهَا مِنَ الْقُرَى حَتَّى رَأَيْتُهَا بِعَيْنَىَّ " . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عِنْدَ ذَلِكَ " دَعُوا الْحَبَشَةَ مَا وَدَعُوكُمْ وَاتْرُكُوا التُّرْكَ مَا تَرَكُوكُمْ " .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 3176 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü