Kur'an'dan bildiklerin karşılığında onu sana nikâhladım.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 3339, Kitap 26, Hadis 144
Sahih
Türkçe meal

Sehl b. Sa'd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bir kadın Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip “Ey Allah'ın Resûlü, kendimi sana hibe etmeye geldim” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona baktı, bakışını yukarı kaldırıp aşağı indirdi, sonra başını eğdi. Kadın, onun kendisi hakkında bir karar vermediğini görünce oturdu. Ashabından bir adam kalkıp “Ey Allah'ın Resûlü, eğer senin ona ihtiyacın yoksa onu benimle evlendir” dedi. “Yanında bir şey var mı?” buyurdu. “Hayır, vallahi bir şey bulamadım” dedi. “Bak, demir bir yüzük de olsa (bul)” buyurdu. Gitti, sonra dönüp “Hayır, vallahi ey Allah'ın Resûlü, demir bir yüzük de yok; fakat şu izarım var —Sehl dedi ki: Ridâsı yoktu— yarısı onun olsun” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İzarını ne yapacaksın? Sen giyersen onun üzerinde ondan bir şey olmaz; o giyerse senin üzerinde ondan bir şey olmaz.” Adam oturdu, oturuşu uzayınca kalktı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onu dönüp giderken gördü ve emretti, çağrıldı. Gelince “Kur'an'dan neyin var?” buyurdu. “Şu sûre ve şu sûre” deyip onları saydı. “Onları ezbere okuyabiliyor musun?” buyurdu. “Evet” dedi. “Kur'an'dan bildiklerin karşılığında onu sana nikâhladım” buyurdu.

Sünen-i Nesâî 3339, Kitap 26, Hadis 144

Arapça metin
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، أَنَّ امْرَأَةً، جَاءَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ جِئْتُ لأَهَبَ نَفْسِي لَكَ . فَنَظَرَ إِلَيْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَعَّدَ النَّظَرَ إِلَيْهَا وَصَوَّبَهُ ثُمَّ طَأْطَأَ رَأْسَهُ فَلَمَّا رَأَتِ الْمَرْأَةُ أَنَّهُ لَمْ يَقْضِ فِيهَا شَيْئًا جَلَسَتْ فَقَامَ رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِهِ فَقَالَ أَىْ رَسُولَ اللَّهِ إِنْ لَمْ يَكُنْ لَكَ بِهَا حَاجَةٌ فَزَوِّجْنِيهَا . قَالَ " هَلْ عِنْدَكَ مِنْ شَىْءٍ " . فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ مَا وَجَدْتُ شَيْئًا . فَقَالَ " انْظُرْ وَلَوْ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ " . فَذَهَبَ ثُمَّ رَجَعَ فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَلاَ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ وَلَكِنْ هَذَا إِزَارِي - قَالَ سَهْلٌ مَا لَهُ رِدَاءٌ - فَلَهَا نِصْفُهُ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَا تَصْنَعُ بِإِزَارِكَ إِنْ لَبِسْتَهُ لَمْ يَكُنْ عَلَيْهَا مِنْهُ شَىْءٌ وَإِنْ لَبِسَتْهُ لَمْ يَكُنْ عَلَيْكَ مِنْهُ شَىْءٌ " . فَجَلَسَ الرَّجُلُ حَتَّى طَالَ مَجْلِسُهُ ثُمَّ قَامَ فَرَآهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُوَلِّيًا فَأَمَرَ بِهِ فَدُعِيَ فَلَمَّا جَاءَ قَالَ " مَاذَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ " . قَالَ مَعِي سُورَةُ كَذَا وَسُورَةُ كَذَا . عَدَّدَهَا . فَقَالَ " هَلْ تَقْرَؤُهُنَّ عَنْ ظَهْرِ قَلْبٍ " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ " مَلَّكْتُكَهَا بِمَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ " .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 3339 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü