Yetim kızlarla ancak mehirde adaleti gözeterek evlenilebileceği Nisâ âyetiyle bildirildi.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 3346, Kitap 26, Hadis 151
Sahih
Türkçe meal

Urve b. ez-Zübeyr şöyle rivayet etti:

Âişe'ye (radıyallahu anhâ) Allah'ın (azze ve celle) “Yetim kızlar hakkında adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, hoşunuza giden kadınlarla evlenin” (Nisâ 4/3) sözünü sordum. Şöyle dedi: “Kız kardeşimin oğlu! Bu, velîsinin himayesinde bulunan ve onun malına ortak olan yetim kızdır. Velîsi onun malını ve güzelliğini beğenir; mehrinde adaleti gözetmeden, başkasının ona vereceği kadarını vermeden onunla evlenmek ister. Bu yüzden, onlara karşı adaletli davranmadıkça ve onlara mehirde âdet olan en yüksek miktarı vermedikçe onlarla evlenmekten men edildiler; onların dışında hoşlarına giden kadınlarla evlenmeleri emredildi.”

Urve dedi ki: Âişe şöyle dedi: “Sonra insanlar bunun ardından bu kadınlar hakkında Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) fetva istediler. Bunun üzerine Allah (azze ve celle) ”Senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki: Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor“ sözünden ”ve kendileriyle evlenmeye rağbet ettiğiniz“ sözüne kadar (Nisâ 4/127) indirdi.”

Âişe dedi ki: “Allah Teâlâ'nın Kitap'ta okunduğunu bildirdiği şey, içinde ”Yetim kızlar hakkında adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, hoşunuza giden kadınlarla evlenin“ bulunan ilk âyettir.”

Âişe dedi ki: “Allah'ın diğer âyetteki ”ve kendileriyle evlenmeye rağbet ettiğiniz“ sözü, sizden birinin, malı ve güzelliği az olduğunda himayesindeki yetim kızdan yüz çevirmesidir. Onlardan yüz çevirmeleri sebebiyle, mallarına rağbet ettikleri yetim kadınlarla da ancak adaletle evlenmekten men edildiler.”

Sünen-i Nesâî 3346, Kitap 26, Hadis 151

Arapça metin
أَخْبَرَنَا يُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، وَسُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ، عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَأَلَ عَائِشَةَ عَنْ قَوْلِ اللَّهِ، عَزَّ وَجَلَّ { وَإِنْ خِفْتُمْ أَنْ لاَ تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامَى فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ مِنَ النِّسَاءِ } قَالَتْ يَا ابْنَ أُخْتِي هِيَ الْيَتِيمَةُ تَكُونُ فِي حِجْرِ وَلِيِّهَا فَتُشَارِكُهُ فِي مَالِهِ فَيُعْجِبُهُ مَالُهَا وَجَمَالُهَا فَيُرِيدُ وَلِيُّهَا أَنْ يَتَزَوَّجَهَا بِغَيْرِ أَنْ يُقْسِطَ فِي صَدَاقِهَا فَيُعْطِيَهَا مِثْلَ مَا يُعْطِيهَا غَيْرُهُ فَنُهُوا أَنْ يَنْكِحُوهُنَّ إِلاَّ أَنْ يُقْسِطُوا لَهُنَّ وَيَبْلُغُوا بِهِنَّ أَعْلَى سُنَّتِهِنَّ مِنَ الصَّدَاقِ فَأُمِرُوا أَنْ يَنْكِحُوا مَا طَابَ لَهُمْ مِنَ النِّسَاءِ سِوَاهُنَّ قَالَ عُرْوَةُ قَالَتْ عَائِشَةُ ثُمَّ إِنَّ النَّاسَ اسْتَفْتَوْا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْدُ فِيهِنَّ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ { وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَاءِ قُلِ اللَّهُ يُفْتِيكُمْ فِيهِنَّ } إِلَى قَوْلِهِ { وَتَرْغَبُونَ أَنْ تَنْكِحُوهُنَّ } قَالَتْ عَائِشَةُ وَالَّذِي ذَكَرَ اللَّهُ تَعَالَى أَنَّهُ يُتْلَى فِي الْكِتَابِ الآيَةُ الأُولَى الَّتِي فِيهَا { وَإِنْ خِفْتُمْ أَنْ لاَ تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامَى فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ مِنَ النِّسَاءِ } قَالَتْ عَائِشَةُ وَقَوْلُ اللَّهِ فِي الآيَةِ الأُخْرَى { وَتَرْغَبُونَ أَنْ تَنْكِحُوهُنَّ } رَغْبَةَ أَحَدِكُمْ عَنْ يَتِيمَتِهِ الَّتِي تَكُونُ فِي حَجْرِهِ حِينَ تَكُونُ قَلِيلَةَ الْمَالِ وَالْجَمَالِ فَنُهُوا أَنْ يَنْكِحُوا مَا رَغِبُوا فى مَالِهَا مِنْ يَتَامَى النِّسَاءِ إِلاَّ بِالْقِسْطِ مِنْ أَجْلِ رَغْبَتِهِمْ عَنْهُنَّ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 3346 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü