Ebü'l-Acfâ şöyle rivayet etti:
Ömer b. el-Hattâb şöyle dedi: “Dikkat edin! Kadınların mehirlerini aşırı yükseltmeyin. Çünkü bu, dünyada bir şeref ya da Allah (azze ve celle) katında bir takva olsaydı, buna en lâyık olanınız Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) olurdu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hanımlarından hiçbirine on iki ukiyyeden fazla mehir vermedi, kızlarından hiçbirine de bundan fazla mehir verilmedi. Adam karısının mehrini öyle yükseltir ki sonunda içinde ona karşı bir düşmanlık oluşur ve ‘Senin için kırbanın askısına varıncaya kadar her şeye katlandım’ der.” Ben ise (Araplar arasında yetişmiş) melez bir Arap gencidim; “kırbanın askısı”nın ne olduğunu bilemedim.
(Ömer) dedi ki: “Bir başka söz de var ki onu savaşlarınızda öldürülen ya da ölen kimse için söylüyorsunuz: ‘Falan şehit olarak öldürüldü’ ya da ‘Falan şehit olarak öldü.’ Oysa belki de o, ticaret peşinde hayvanının sağrısını ya da devesinin semer yanlarını altın veya gümüşle yüklemişti. Öyle demeyin; Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) dediği gibi deyin: ‘Kim Allah yolunda öldürülür ya da ölürse cennettedir.’”
Sünen-i Nesâî 3349, Kitap 26, Hadis 154