Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Kureyş ile Ensâr arasında kardeşlik kurdu. Sa'd b. Rebî' ile Abdurrahmân b. Avf'ı kardeş yaptı. Sa'd ona şöyle dedi: “Benim malım var; o benimle senin aranda yarı yarıyadır. İki hanımım var; bak, hangisi sana daha sevimliyse onu boşayayım; (iddeti bitip) helal olunca onunla evlen.” (Abdurrahmân) dedi ki: “Allah ailende ve malında sana bereket versin. Bana -yani- çarşıyı gösterin.” Kâr ettiği bir miktar yağ ve keşle dönmedikçe geri gelmedi. (Abdurrahmân) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) üzerimde sarı (koku) izi gördü ve “Bu ne hâl?” dedi. “Ensâr'dan bir kadınla evlendim.” dedim. “Bir koyunla da olsa düğün yemeği (velîme) ver.” buyurdu.
Sünen-i Nesâî 3388, Kitap 26, Hadis 193
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ الْوَزِيرِ، قَالَ حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ كَثِيرِ بْنِ عُفَيْرٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ حُمَيْدٍ الطَّوِيلِ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّهُ سَمِعَهُ يَقُولُ آخَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ قُرَيْشٍ وَالأَنْصَارِ فَآخَى بَيْنَ سَعْدِ بْنِ الرَّبِيعِ وَعَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ فَقَالَ لَهُ سَعْدٌ إِنَّ لِي مَالاً فَهُوَ بَيْنِي وَبَيْنَكَ شَطْرَانِ وَلِي امْرَأَتَانِ فَانْظُرْ أَيُّهُمَا أَحَبُّ إِلَيْكَ فَأَنَا أُطَلِّقُهَا فَإِذَا حَلَّتْ فَتَزَوَّجْهَا . قَالَ بَارَكَ اللَّهُ لَكَ فِي أَهْلِكَ وَمَالِكَ دُلُّونِي - أَىْ - عَلَى السُّوقِ . فَلَمْ يَرْجِعْ حَتَّى رَجَعَ بِسَمْنٍ وَأَقِطٍ قَدْ أَفْضَلَهُ . قَالَ وَرَأَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَىَّ أَثَرَ صُفْرَةٍ فَقَالَ " مَهْيَمْ " . فَقُلْتُ تَزَوَّجْتُ امْرَأَةً مِنَ الأَنْصَارِ . فَقَالَ " أَوْلِمْ وَلَوْ بِشَاةٍ " .