Osman, Rûme kuyusunu ve mescit arsasını satın aldığını, Usret ordusunu donattığını hatırlattı.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 3606, Kitap 29, Hadis 13
Hasen
Türkçe meal

Ahnef b. Kays şöyle rivayet etti:

Hacca gitmek üzere Medine'ye geldim. Konak yerlerimizde yüklerimizi indirirken biri gelip: “İnsanlar mescitte toplandı” dedi. Baktım ki insanlar toplanmış; aralarında oturan bir grup var: Ali b. Ebû Tâlib, Zübeyr, Talha ve Sa'd b. Ebû Vakkâs —Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun—. Yanlarına vardığımda: “İşte Osman b. Affân geldi” denildi. (Osman) üzerinde sarı bir örtüyle geldi. Arkadaşıma: “Olduğun yerde kal, ne için geldiğine bakayım” dedim. Osman: “Ali burada mı? Zübeyr burada mı? Talha burada mı? Sa'd burada mı?” dedi. “Evet” dediler. Dedi ki: “Kendisinden başka ilah olmayan Allah adına sizden yemin ederek soruyorum: Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘Kim falan oğullarının mirbedini satın alırsa Allah onu bağışlar’ buyurduğunu biliyor musunuz? Ben de onu satın aldım, Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip ‘Falan oğullarının mirbedini satın aldım’ dedim. ‘Onu mescidimize kat, ecri senindir’ buyurdu.” “Evet” dediler. “Kendisinden başka ilah olmayan Allah adına sizden yemin ederek soruyorum: Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘Kim Rûme kuyusunu satın alırsa Allah onu bağışlar’ buyurduğunu biliyor musunuz? Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip ‘Rûme kuyusunu satın aldım’ dedim. ‘Onu Müslümanlara su kaynağı kıl, ecri senindir’ buyurdu.” “Evet” dediler. “Kendisinden başka ilah olmayan Allah adına sizden yemin ederek soruyorum: Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘Kim Usret ordusunu donatırsa Allah onu bağışlar’ buyurduğunu biliyor musunuz? Ben de onları, bir deve bağı ya da bir yular bile eksikleri kalmayacak şekilde donattım.” “Evet” dediler. (Osman): “Allah'ım, şahit ol! Allah'ım, şahit ol! Allah'ım, şahit ol!” dedi.

Sünen-i Nesâî 3606, Kitap 29, Hadis 13

Arapça metin
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، عَنْ حُصَيْنِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ جَاوَانَ، - رَجُلٌ مِنْ بَنِي تَمِيمٍ - وَذَاكَ أَنِّي قُلْتُ لَهُ أَرَأَيْتَ اعْتِزَالَ الأَحْنَفِ بْنِ قَيْسٍ مَا كَانَ قَالَ سَمِعْتُ الأَحْنَفَ يَقُولُ أَتَيْتُ الْمَدِينَةَ وَأَنَا حَاجٌّ فَبَيْنَا نَحْنُ فِي مَنَازِلِنَا نَضَعُ رِحَالَنَا إِذْ أَتَى آتٍ فَقَالَ قَدِ اجْتَمَعَ النَّاسُ فِي الْمَسْجِدِ فَاطَّلَعْتُ فَإِذَا يَعْنِي النَّاسَ مُجْتَمِعُونَ وَإِذَا بَيْنَ أَظْهُرِهِمْ نَفَرٌ قُعُودٌ فَإِذَا هُوَ عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ وَالزُّبَيْرُ وَطَلْحَةُ وَسَعْدُ بْنُ أَبِي وَقَّاصٍ رَحْمَةُ اللَّهِ عَلَيْهِمْ فَلَمَّا قُمْتُ عَلَيْهِمْ قِيلَ هَذَا عُثْمَانُ بْنُ عَفَّانَ قَدْ جَاءَ - قَالَ - فَجَاءَ وَعَلَيْهِ مُلَيَّةٌ صَفْرَاءُ فَقُلْتُ لِصَاحِبِي كَمَا أَنْتَ حَتَّى أَنْظُرَ مَا جَاءَ بِهِ . فَقَالَ عُثْمَانُ أَهَا هُنَا عَلِيٌّ أَهَا هُنَا الزُّبَيْرُ أَهَا هُنَا طَلْحَةُ أَهَا هُنَا سَعْدٌ قَالُوا نَعَمْ . قَالَ فَأَنْشُدُكُمْ بِاللَّهِ الَّذِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ أَتَعْلَمُونَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ يَبْتَاعُ مِرْبَدَ بَنِي فُلاَنٍ غَفَرَ اللَّهُ لَهُ " . فَابْتَعْتُهُ فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ إِنِّي ابْتَعْتُ مِرْبَدَ بَنِي فُلاَنٍ . قَالَ " فَاجْعَلْهُ فِي مَسْجِدِنَا وَأَجْرُهُ لَكَ " . قَالُوا نَعَمْ . قَالَ فَأَنْشُدُكُمْ بِاللَّهِ الَّذِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ هَلْ تَعْلَمُونَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ يَبْتَاعُ بِئْرَ رُومَةَ غَفَرَ اللَّهُ لَهُ " . فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ قَدِ ابْتَعْتُ بِئْرَ رُومَةَ . قَالَ " فَاجْعَلْهَا سِقَايَةً لِلْمُسْلِمِينَ وَأَجْرُهَا لَكَ " . قَالُوا نَعَمْ . قَالَ فَأَنْشُدُكُمْ بِاللَّهِ الَّذِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ هَلْ تَعْلَمُونَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ يُجَهِّزْ جَيْشَ الْعُسْرَةِ غَفَرَ اللَّهُ لَهُ " . فَجَهَّزْتُهُمْ حَتَّى مَا يَفْقِدُونَ عِقَالاً وَلاَ خِطَامًا . قَالُوا نَعَمْ . قَالَ اللَّهُمَّ اشْهَدِ اللَّهُمَّ اشْهَدِ اللَّهُمَّ اشْهَدْ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 3606 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü