Osman, Rûme kuyusunu öz malından alıp Müslümanlara açtığı hâlde ondan içmekten alıkonduğunu söyledi.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 3608, Kitap 29, Hadis 15
Hasen
Türkçe meal

Sümâme b. Hazn el-Kuşeyrî şöyle rivayet etti:

Osman (evinin üstünden) onlara baktığı zaman o evde hazır bulundum. Dedi ki: “Allah ve İslâm adına sizden yemin ederek soruyorum: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine'ye geldiğinde orada Rûme kuyusundan başka tatlı su bulunmadığını, onun ‘Kim Rûme kuyusunu satın alıp kovasını Müslümanların kovalarıyla birlikte ona sarkıtırsa, karşılığında cennette ondan daha hayırlısı onundur’ buyurduğunu biliyor musunuz? Ben de onu öz malımdan satın aldım ve kovamı Müslümanların kovalarıyla birlikte ona sarkıttım. Siz ise bugün beni ondan içmekten alıkoyuyorsunuz; öyle ki deniz (tuzlu) suyu içiyorum.” “Allah'ım, evet” dediler. “Allah ve İslâm adına sizden yemin ederek soruyorum: Usret ordusunu kendi malımdan donattığımı biliyor musunuz?” “Allah'ım, evet” dediler. “Allah ve İslâm adına sizden yemin ederek soruyorum: Mescit cemaatine dar gelince Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘Kim falan ailenin arsasını satın alıp mescide katarsa, karşılığında cennette ondan daha hayırlısı onundur’ buyurduğunu, benim de onu öz malımdan satın alıp mescide kattığımı biliyor musunuz? Siz ise orada iki rekât namaz kılmamı engelliyorsunuz.” “Allah'ım, evet” dediler. “Allah ve İslâm adına sizden yemin ederek soruyorum: Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem), yanında Ebû Bekir, Ömer ve ben varken Sebîr'in —Mekke'deki Sebîr'in— üzerinde olduğunu, dağın sarsıldığını, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ona ayağıyla vurup ‘Sakin ol Sebîr! Üzerinde ancak bir peygamber, bir sıddîk ve iki şehit var’ buyurduğunu biliyor musunuz?” “Allah'ım, evet” dediler. “Allahu ekber! Kâbe'nin Rabbine yemin olsun ki bana şahitlik ettiler” dedi; yani şehit olduğuma.

Sünen-i Nesâî 3608, Kitap 29, Hadis 15

Arapça metin
أَخْبَرَنِي زِيَادُ بْنُ أَيُّوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَامِرٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي الْحَجَّاجِ، عَنْ سَعِيدٍ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ ثُمَامَةَ بْنِ حَزْنٍ الْقُشَيْرِيِّ، قَالَ شَهِدْتُ الدَّارَ حِينَ أَشْرَفَ عَلَيْهِمْ عُثْمَانُ فَقَالَ أَنْشُدُكُمْ بِاللَّهِ وَبِالإِسْلاَمِ هَلْ تَعْلَمُونَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدِمَ الْمَدِينَةَ وَلَيْسَ بِهَا مَاءٌ يُسْتَعْذَبُ غَيْرَ بِئْرِ رُومَةَ فَقَالَ " مَنْ يَشْتَرِي بِئْرَ رُومَةَ فَيَجْعَلُ فِيهَا دَلْوَهُ مَعَ دِلاَءِ الْمُسْلِمِينَ بِخَيْرٍ لَهُ مِنْهَا فِي الْجَنَّةِ " . فَاشْتَرَيْتُهَا مِنْ صُلْبِ مَالِي فَجَعَلْتُ دَلْوِي فِيهَا مَعَ دِلاَءِ الْمُسْلِمِينَ وَأَنْتُمُ الْيَوْمَ تَمْنَعُونِي مِنَ الشُّرْبِ مِنْهَا حَتَّى أَشْرَبَ مِنْ مَاءِ الْبَحْرِ قَالُوا اللَّهُمَّ نَعَمْ . قَالَ فَأَنْشُدُكُمْ بِاللَّهِ وَالإِسْلاَمِ هَلْ تَعْلَمُونَ أَنِّي جَهَّزْتُ جَيْشَ الْعُسْرَةِ مِنْ مَالِي قَالُوا اللَّهُمَّ نَعَمْ . قَالَ فَأَنْشُدُكُمْ بِاللَّهِ وَالإِسْلاَمِ هَلْ تَعْلَمُونَ أَنَّ الْمَسْجِدَ ضَاقَ بِأَهْلِهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ يَشْتَرِي بُقْعَةَ آلِ فُلاَنٍ فَيَزِيدُهَا فِي الْمَسْجِدِ بِخَيْرٍ لَهُ مِنْهَا فِي الْجَنَّةِ " . فَاشْتَرَيْتُهَا مِنْ صُلْبِ مَالِي فَزِدْتُهَا فِي الْمَسْجِدِ وَأَنْتُمْ تَمْنَعُونِي أَنْ أُصَلِّيَ فِيهِ رَكْعَتَيْنِ قَالُوا اللَّهُمَّ نَعَمْ . قَالَ أَنْشُدُكُمْ بِاللَّهِ وَالإِسْلاَمِ هَلْ تَعْلَمُونَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ عَلَى ثَبِيرٍ ثَبِيرِ مَكَّةَ وَمَعَهُ أَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ وَأَنَا فَتَحَرَّكَ الْجَبَلُ فَرَكَضَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِرِجْلِهِ وَقَالَ " اسْكُنْ ثَبِيرُ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ نَبِيٌّ وَصِدِّيقٌ وَشَهِيدَانِ " . قَالُوا اللَّهُمَّ نَعَمْ . قَالَ اللَّهُ أَكْبَرُ شَهِدُوا لِي وَرَبِّ الْكَعْبَةِ . يَعْنِي أَنِّي شَهِيدٌ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 3608 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü