Hayızlı kadınlarla birlikte yenir, içilir, evde bulunulur; cinsel birleşme dışında her şey yapılabilir.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 369, Kitap 3, Hadis 21
Sahih
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Yahudiler, içlerinden bir kadın hayız gördüğünde onunla birlikte yemez, içmez ve evlerde onunla bir arada bulunmazlardı. (Sahâbîler) bunu Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) sordular. Bunun üzerine Allah (azze ve celle) “Sana hayız hakkında soruyorlar. De ki: O bir ezadır...” (Bakara 2/222) âyetini indirdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onlara, (hayızlı kadınlarla) birlikte yiyip içmelerini, evlerde bir arada bulunmalarını ve cinsel birleşme dışında onlarla her şeyi yapmalarını emretti. Yahudiler “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) işimizden hiçbir şeyi bırakmıyor ki bize muhalefet etmesin” dediler. Bunun üzerine Üseyd b. Hudayr ile Abbâd b. Bişr kalkıp bunu Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) haber verdiler ve “Onlarla hayız hâlinde birleşelim mi?” dediler. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yüzünün rengi öyle değişti ki ona kızdığını sandık. İkisi kalkıp gittiler. Derken Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) hediye olarak süt geldi. Arkalarından adam gönderip onları geri çağırdı ve onlara süt içirdi. Böylece onlara kızmadığı anlaşıldı.

Sünen-i Nesâî 369, Kitap 3, Hadis 21

Arapça metin
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَانَتِ الْيَهُودُ إِذَا حَاضَتِ الْمَرْأَةُ مِنْهُمْ لَمْ يُؤَاكِلُوهُنَّ وَلاَ يُشَارِبُوهُنَّ وَلاَ يُجَامِعُوهُنَّ فِي الْبُيُوتِ فَسَأَلُوا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ { وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى } الآيَةَ فَأَمَرَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُؤَاكِلُوهُنَّ وَيُشَارِبُوهُنَّ وَيُجَامِعُوهُنَّ فِي الْبُيُوتِ وَأَنْ يَصْنَعُوا بِهِنَّ كُلَّ شَىْءٍ مَا خَلاَ الْجِمَاعَ . فَقَالَتِ الْيَهُودُ مَا يَدَعُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم شَيْئًا مِنْ أَمْرِنَا إِلاَّ خَالَفَنَا . فَقَامَ أُسَيْدُ بْنُ حُضَيْرٍ وَعَبَّادُ بْنُ بِشْرٍ فَأَخْبَرَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالاَ أَنُجَامِعُهُنَّ فِي الْمَحِيضِ فَتَمَعَّرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَمَعُّرًا شَدِيدًا حَتَّى ظَنَنَّا أَنَّهُ قَدْ غَضِبَ فَقَامَا فَاسْتَقْبَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم هَدِيَّةَ لَبَنٍ فَبَعَثَ فِي آثَارِهِمَا فَرَدَّهُمَا فَسَقَاهُمَا فَعُرِفَ أَنَّهُ لَمْ يَغْضَبْ عَلَيْهِمَا .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 369 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü