Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Ukl'dan ya da Ureyne'den bazı insanlar —yahut adamlar— Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına geldiler ve “Ey Allah'ın Resûlü! Biz hayvancılıkla geçinen kimseleriz, ziraatle uğraşanlardan değiliz.” dediler. Medine'nin havası onlara ağır geldi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onlara birkaç deve ve bir çoban verilmesini emretti; develerle birlikte (dışarı) çıkıp sütlerinden ve sidiklerinden içmelerini emretti. İyileşince —Harre tarafındaydılar— müslüman olduktan sonra kâfir oldular, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) çobanını öldürdüler ve develeri sürüp götürdüler. (Peygamber) arkalarından takipçiler gönderdi; getirildiler. Gözlerine mil çektirdi, ellerini ve ayaklarını kestirdi, sonra ölünceye kadar onları Harre'de o hâlleri üzere bıraktı.
Sünen-i Nesâî 4032, Kitap 37, Hadis 67