Hâricîlerin alameti tıraştır; onlar yaratılmışların en kötüsüdür.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 4103, Kitap 37, Hadis 138
Hasen
Türkçe meal

Şerîk b. Şihâb şöyle rivayet etti:

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından bir adama rastlayıp ona Hâricîleri sormayı arzu ediyordum. Bir bayram günü Ebû Berze'yi arkadaşlarından bir grup içinde buldum. Ona: “Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) Hâricîleri anarken işittin mi?” dedim. Şöyle dedi: “Evet. Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) kendi kulağımla işittim, kendi gözümle gördüm. Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) bir mal getirildi. Onu paylaştırdı; sağındakilere ve solundakilere verdi, arkasındakilere hiçbir şey vermedi. Bunun üzerine arkasından bir adam kalkıp: 'Ey Muhammed! Paylaştırmada adaletli davranmadın' dedi. Siyah tenli, saçı kırpılmış, üzerinde iki beyaz elbise bulunan bir adamdı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şiddetle öfkelendi ve: 'Allah'a yemin olsun ki benden sonra benden daha adaletli bir adam bulamayacaksınız' buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: 'Ahir zamanda bir topluluk çıkacak; sanki bu da onlardandır. Kur'an okurlar ama (okudukları) köprücük kemiklerini geçmez. Okun avı delip çıkması gibi İslam'dan çıkarlar. Alametleri (saçlarını) tıraş etmektir. Sonuncuları Mesîh Deccâl ile birlikte çıkıncaya kadar çıkmaya devam edecekler. Onlarla karşılaştığınızda onları öldürün. Onlar yaratılmışların ve mahlukatın en kötüsüdür.'”

Ebû Abdurrahmân (en-Nesâî) rahimehullah dedi ki: Şerîk b. Şihâb pek meşhur biri değildir.

Sünen-i Nesâî 4103, Kitap 37, Hadis 138

Arapça metin
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرٍ الْبَصْرِيُّ الْحَرَّانِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ الطَّيَالِسِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنِ الأَزْرَقِ بْنِ قَيْسٍ، عَنْ شَرِيكِ بْنِ شِهَابٍ، قَالَ كُنْتُ أَتَمَنَّى أَنْ أَلْقَى، رَجُلاً مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَسْأَلُهُ عَنِ الْخَوَارِجِ فَلَقِيتُ أَبَا بَرْزَةَ فِي يَوْمِ عِيدٍ فِي نَفَرٍ مِنْ أَصْحَابِهِ فَقُلْتُ لَهُ هَلْ سَمِعْتَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَذْكُرُ الْخَوَارِجَ فَقَالَ نَعَمْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِأُذُنِي وَرَأَيْتُهُ بِعَيْنِي أُتِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمَالٍ فَقَسَمَهُ فَأَعْطَى مَنْ عَنْ يَمِينِهِ وَمَنْ عَنْ شِمَالِهِ وَلَمْ يُعْطِ مَنْ وَرَاءَهُ شَيْئًا فَقَامَ رَجُلٌ مِنْ وَرَائِهِ فَقَالَ يَا مُحَمَّدُ مَا عَدَلْتَ فِي الْقِسْمَةِ . رَجُلٌ أَسْوَدُ مَطْمُومُ الشَّعْرِ عَلَيْهِ ثَوْبَانِ أَبْيَضَانِ فَغَضِبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غَضَبًا شَدِيدًا وَقَالَ " وَاللَّهِ لاَ تَجِدُونَ بَعْدِي رَجُلاً هُوَ أَعْدَلُ مِنِّي " . ثُمَّ قَالَ " يَخْرُجُ فِي آخِرِ الزَّمَانِ قَوْمٌ كَأَنَّ هَذَا مِنْهُمْ يَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لاَ يُجَاوِزُ تَرَاقِيَهُمْ يَمْرُقُونَ مِنَ الإِسْلاَمِ كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ سِيمَاهُمُ التَّحْلِيقُ لاَ يَزَالُونَ يَخْرُجُونَ حَتَّى يَخْرُجَ آخِرُهُمْ مَعَ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ فَإِذَا لَقِيتُمُوهُمْ فَاقْتُلُوهُمْ هُمْ شَرُّ الْخَلْقِ وَالْخَلِيقَةِ " . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ رَحِمَهُ اللَّهُ شَرِيكُ بْنُ شِهَابٍ لَيْسَ بِذَلِكَ الْمَشْهُورِ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 4103 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü