Umâre b. Huzeyme'nin amcası (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bir bedeviden bir at satın aldı ve atının bedelini teslim alması için onu peşinden getirdi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) hızlı yürüdü, bedevi ise geride kaldı. Adamlar, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) onu satın aldığını bilmeden bedevinin önüne çıkıp at için ona fiyat teklif etmeye başladılar. Hatta bazıları teklifte, onun (Peygamber'in) kendisinden satın aldığı fiyatın üstüne çıktı. Bunun üzerine bedevi Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) seslenerek: “Bu atı satın alacaksan (al); yoksa onu satarım” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onun seslenişini işitince ayağa kalktı ve: “Onu senden satın almadım mı?” buyurdu. (Bedevi): “Hayır, vallahi onu sana satmadım” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Onu senden satın aldım” buyurdu. İnsanlar, onlar karşılıklı konuşurken Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ve bedevinin etrafına toplanmaya başladılar. Bedevi: “Haydi, onu sana sattığıma şahitlik edecek bir şahit getir” demeye başladı. Huzeyme b. Sâbit: “Ben, senin onu sattığına şahitlik ederim” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Huzeyme'ye dönerek: “Neye dayanarak şahitlik ediyorsun?” buyurdu. (Huzeyme): “Seni tasdik etmemle, ey Allah'ın Resûlü” dedi. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Huzeyme'nin şahitliğini iki adamın şahitliği (yerine) saydı.
Sünen-i Nesâî 4647, Kitap 44, Hadis 199