Müminler, ateşe sokulan kardeşleri için Rablerine yalvarır; kalbinde zerre kadar iman olan da çıkarılır.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 5010, Kitap 47, Hadis 26
Sahih
Türkçe meal

Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sizden birinin dünyada kendisine ait bir hak konusundaki tartışması, müminlerin ateşe sokulan kardeşleri hakkında Rablerine karşı yaptıkları tartışmadan daha şiddetli değildir. Şöyle derler: ‘Rabbimiz! Kardeşlerimiz bizimle namaz kılar, bizimle oruç tutar, bizimle haccederlerdi; sen ise onları ateşe soktun.’ (Allah) şöyle buyurur: ‘Gidin, onlardan tanıdıklarınızı çıkarın.’ Onlara gelirler ve onları suretlerinden tanırlar. Onlardan kimini ateş baldırlarının yarısına kadar, kimini de topuklarına kadar yakalamıştır. Onları çıkarırlar ve ‘Rabbimiz! Emrettiğin kimseleri çıkardık’ derler. (Allah) ‘Kalbinde bir dinar ağırlığınca iman bulunanı çıkarın’ buyurur. Sonra ‘Kalbinde yarım dinar ağırlığınca (iman) bulunanı’ buyurur. Nihayet ‘Kalbinde zerre ağırlığınca (iman) bulunanı’ buyurur.” Ebû Saîd dedi ki: Kim (buna) inanmazsa şu âyeti okusun: “Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını dilediği kimse için bağışlar...” “azîm” sözüne kadar (Nisâ 4/48).

Sünen-i Nesâî 5010, Kitap 47, Hadis 26

Arapça metin
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ قَالَ أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَا مُجَادَلَةُ أَحَدِكُمْ فِي الْحَقِّ يَكُونُ لَهُ فِي الدُّنْيَا بِأَشَدَّ مُجَادَلَةً مِنْ الْمُؤْمِنِينَ لِرَبِّهِمْ فِي إِخْوَانِهِمْ الَّذِينَ أُدْخِلُوا النَّارَ قَالَ يَقُولُونَ رَبَّنَا إِخْوَانُنَا كَانُوا يُصَلُّونَ مَعَنَا وَيَصُومُونَ مَعَنَا وَيَحُجُّونَ مَعَنَا فَأَدْخَلْتَهُمْ النَّارَ قَالَ فَيَقُولُ اذْهَبُوا فَأَخْرِجُوا مَنْ عَرَفْتُمْ مِنْهُمْ قَالَ فَيَأْتُونَهُمْ فَيَعْرِفُونَهُمْ بِصُوَرِهِمْ فَمِنْهُمْ مَنْ أَخَذَتْهُ النَّارُ إِلَى أَنْصَافِ سَاقَيْهِ وَمِنْهُمْ مَنْ أَخَذَتْهُ إِلَى كَعْبَيْهِ فَيُخْرِجُونَهُمْ فَيَقُولُونَ رَبَّنَا قَدْ أَخْرَجْنَا مَنْ أَمَرْتَنَا قَالَ وَيَقُولُ أَخْرِجُوا مَنْ كَانَ فِي قَلْبِهِ وَزْنُ دِينَارٍ مِنْ الْإِيمَانِ ثُمَّ قَالَ مَنْ كَانَ فِي قَلْبِهِ وَزْنُ نِصْفِ دِينَارٍ حَتَّى يَقُولَ مَنْ كَانَ فِي قَلْبِهِ وَزْنُ ذَرَّةٍ قَالَ أَبُو سَعِيدٍ فَمَنْ لَمْ يُصَدِّقْ فَلْيَقْرَأْ هَذِهِ الْآيَةَ إِنَّ اللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَنْ يُشْرَكَ بِهِ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَلِكَ لِمَنْ يَشَاءُ إِلَى عَظِيمًا

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 5010 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü