Uhud şehitleri bir bezle kefenlenip bir kabre konuldu; daha çok Kur'an bilen kıbleye öne alındı.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1016, Kitap 10, Hadis 52
Zayıf
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Uhud günü Hamza'nın yanına geldi, başında durdu ve onun (vücudunun) parçalandığını gördü. Şöyle buyurdu: “Safiyye'nin içi yanacak olmasaydı, onu yırtıcı hayvanlar ve kuşlar yesin de kıyamet günü onların karınlarından haşredilsin diye (burada) bırakırdım.” (Enes) dedi ki: Sonra bir nemire (eski bir örtü) istedi ve onu bununla kefenledi. (Örtü) başına doğru çekildiğinde ayakları açıkta kalıyor, ayaklarına doğru çekildiğinde başı açıkta kalıyordu. (Enes) dedi ki: Ölüler çoğaldı, elbiseler azaldı. Bir, iki, üç kişi tek bir bezle kefenlenir, sonra bir tek kabre defnedilirdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onlar hakkında “Hangisi daha çok Kur'an biliyor?” diye sorar ve onu kıble tarafına öne koyardı. (Enes) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onları defnetti ve onlara (cenaze) namaz(ı) kılmadı.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Enes hadisi hasen garîbdir; onu Enes hadisi olarak ancak bu yoldan biliyoruz. Nemire, eski yıpranmış örtüdür. Bu hadisin rivayetinde Üsâme b. Zeyd'e muhalefet edilmiştir: Leys b. Sa'd onu İbn Şihâb'dan, o Abdurrahman b. Ka'b b. Mâlik'ten, o da Câbir b. Abdullah'tan rivayet etmiştir. Ma'mer de Zührî'den, o Abdullah b. Sa'lebe'den, o da Câbir'den rivayet etmiştir. Onu Zührî'den, Enes'ten rivayet olarak zikreden Üsâme b. Zeyd'den başka birini bilmiyoruz. Muhammed'e (Buhârî) bu hadisi sordum; şöyle dedi: Leys'in İbn Şihâb'dan, onun Abdurrahman b. Ka'b b. Mâlik'ten, onun da Câbir'den rivayet ettiği hadis daha sahihtir.

Câmiu't-Tirmizî 1016, Kitap 10, Hadis 52

Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو صَفْوَانَ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ أَتَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى حَمْزَةَ يَوْمَ أُحُدٍ فَوَقَفَ عَلَيْهِ فَرَآهُ قَدْ مُثِّلَ بِهِ فَقَالَ " لَوْلاَ أَنْ تَجِدَ صَفِيَّةُ فِي نَفْسِهَا لَتَرَكْتُهُ حَتَّى تَأْكُلَهُ الْعَافِيَةُ حَتَّى يُحْشَرَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِنْ بُطُونِهَا " . قَالَ ثُمَّ دَعَا بِنَمِرَةٍ فَكَفَّنَهُ فِيهَا فَكَانَتْ إِذَا مُدَّتْ عَلَى رَأْسِهِ بَدَتْ رِجْلاَهُ وَإِذَا مُدَّتْ عَلَى رِجْلَيْهِ بَدَا رَأْسُهُ . قَالَ فَكَثُرَ الْقَتْلَى وَقَلَّتِ الثِّيَابُ . قَالَ فَكُفِّنَ الرَّجُلُ وَالرَّجُلاَنِ وَالثَّلاَثَةُ فِي الثَّوْبِ الْوَاحِدِ ثُمَّ يُدْفَنُونَ فِي قَبْرٍ وَاحِدٍ فَجَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْأَلُ عَنْهُمْ " أَيُّهُمْ أَكْثَرُ قُرْآنًا " . فَيُقَدِّمُهُ إِلَى الْقِبْلَةِ . قَالَ فَدَفَنَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلَمْ يُصَلِّ عَلَيْهِمْ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ أَنَسٍ حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ مِنْ حَدِيثِ أَنَسٍ إِلاَّ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ . النَّمِرَةُ الْكِسَاءُ الْخَلَقُ . وَقَدْ خُولِفَ أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ فِي رِوَايَةِ هَذَا الْحَدِيثِ فَرَوَى اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ . وَرَوَى مَعْمَرٌ عَنِ الزُّهْرِيِّ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ ثَعْلَبَةَ عَنْ جَابِرٍ . وَلاَ نَعْلَمُ أَحَدًا ذَكَرَهُ عَنِ الزُّهْرِيِّ عَنْ أَنَسٍ إِلاَّ أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ . وَسَأَلْتُ مُحَمَّدًا عَنْ هَذَا الْحَدِيثِ فَقَالَ حَدِيثُ اللَّيْثِ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ عَنْ جَابِرٍ أَصَحُّ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1016 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü