Kim bu günahlardan birini işler de dünyada cezalandırılırsa, bu onun için kefarettir.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1439, Kitap 17, Hadis 22
Sahih
Türkçe meal

Ubâde b. Sâmit (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bir mecliste Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanındaydık. Şöyle buyurdu: “Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacağınıza, hırsızlık yapmayacağınıza ve zina etmeyeceğinize dair bana biat edin.” —Onlara âyeti okudu.— “Sizden kim (sözünü) yerine getirirse, onun mükâfatı Allah'a aittir. Kim bunlardan birini işler de bu sebeple cezalandırılırsa, bu onun için kefarettir. Kim de bunlardan birini işler, Allah da onu örterse, onun işi Allah'a kalmıştır: Dilerse ona azap eder, dilerse onu bağışlar.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ali'den, Cerîr b. Abdullah'tan ve Huzeyme b. Sâbit'ten de rivayet vardır. Ebû Îsâ dedi ki: Ubâde b. Sâmit hadisi hasen sahihtir. Şâfiî şöyle dedi: Bu konuda, hadlerin onları hak edenler için kefaret olduğuna dair bu hadisten daha güzel bir şey işitmedim. Şâfiî (yine) şöyle dedi: Bir günah işleyip Allah'ın da onu örttüğü kimsenin, kendi (günahını) örtmesini ve Rabbiyle kendi arasında tövbe etmesini severim. Ebû Bekir ve Ömer'den de bir adama kendini örtmesini emrettikleri bu şekilde rivayet edilmiştir.

Câmiu't-Tirmizî 1439, Kitap 17, Hadis 22

Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، قَالَ كُنَّا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي مَجْلِسٍ فَقَالَ " تُبَايِعُونِي عَلَى أَنْ لاَ تُشْرِكُوا بِاللَّهِ شَيْئًا وَلاَ تَسْرِقُوا وَلاَ تَزْنُوا قَرَأَ عَلَيْهِمُ الآيَةَ فَمَنْ وَفَى مِنْكُمْ فَأَجْرُهُ عَلَى اللَّهِ وَمَنْ أَصَابَ مِنْ ذَلِكَ شَيْئًا فَعُوقِبَ عَلَيْهِ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُ وَمَنْ أَصَابَ مِنْ ذَلِكَ شَيْئًا فَسَتَرَهُ اللَّهُ عَلَيْهِ فَهُوَ إِلَى اللَّهِ إِنْ شَاءَ عَذَّبَهُ وَإِنْ شَاءَ غَفَرَ لَهُ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَلِيٍّ وَجَرِيرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ وَخُزَيْمَةَ بْنِ ثَابِتٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَقَالَ الشَّافِعِيُّ لَمْ أَسْمَعْ فِي هَذَا الْبَابِ أَنَّ الْحُدُودَ تَكُونُ كَفَّارَةً لأَهْلِهَا شَيْئًا أَحْسَنَ مِنْ هَذَا الْحَدِيثِ . قَالَ الشَّافِعِيُّ وَأُحِبُّ لِمَنْ أَصَابَ ذَنْبًا فَسَتَرَهُ اللَّهُ عَلَيْهِ أَنْ يَسْتُرَ عَلَى نَفْسِهِ وَيَتُوبَ فِيمَا بَيْنَهُ وَبَيْنَ رَبِّهِ . وَكَذَلِكَ رُوِيَ عَنْ أَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ أَنَّهُمَا أَمَرَا رَجُلاً أَنْ يَسْتُرَ عَلَى نَفْسِهِ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1439 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü