Allah'ın adıyla ve Allah yolunda gazve edin; Allah'ı inkâr edenlerle savaşın

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1617, Kitap 21, Hadis 80
Sahih
Türkçe meal

Büreyde (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir orduya kumandan (emir) gönderdiğinde, ona bizzat kendisi hakkında Allah'tan korkmayı (takvayı), beraberindeki Müslümanlar hakkında da hayrı tavsiye eder ve şöyle buyururdu: “Allah'ın adıyla ve Allah yolunda gazve edin. Allah'ı inkâr edenlerle savaşın. Ganimete hıyanet etmeyin, ahdi bozmayın, müsle yapmayın (ölülerin uzuvlarını kesmeyin) ve çocuk öldürmeyin. Düşmanın olan müşriklerle karşılaştığında onları üç hasletten —veya üç şeyden— birine davet et; bunlardan hangisini kabul ederlerse onlardan kabul et ve onlara dokunma. Onları İslâm'a ve yurtlarından Muhacirlerin yurduna göç etmeye davet et. Eğer bunu yaparlarsa Muhacirlerin lehine olanın onların da lehine, Muhacirlerin aleyhine olanın onların da aleyhine olacağını onlara haber ver. Eğer göç etmekten kaçınırlarsa, Müslüman bedevîler gibi olacaklarını, bedevîler hakkında geçerli olan hükmün onlar hakkında da geçerli olacağını, cihad etmedikçe ganimet ve fey'den bir paylarının olmayacağını onlara haber ver. Eğer kabul etmezlerse onlara karşı Allah'tan yardım dile ve onlarla savaş. Bir kaleyi kuşattığında, onlar senden kendilerine Allah'ın zimmetini ve Peygamberinin zimmetini vermeni isterlerse onlara ne Allah'ın zimmetini ne de Peygamberinin zimmetini ver; onlara kendi zimmetini ve arkadaşlarının zimmetlerini ver. Çünkü sizin kendi zimmetinizi ve arkadaşlarınızın zimmetlerini bozmanız, Allah'ın zimmetini ve Resûlünün zimmetini bozmanızdan daha hayırlıdır. Bir kale halkını kuşattığında, onlar senden kendilerini Allah'ın hükmüne göre (kaleden) indirmeni isterlerse onları (böyle) indirmeyin; onları kendi hükmüne göre indir. Çünkü onlar hakkında Allah'ın hükmüne isabet edip etmeyeceğini bilemezsin.” Veya buna benzer (bir söz söylerdi).

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Nu'mân b. Mukarrin'den de rivayet vardır. Büreyde'nin hadisi hasen sahih bir hadistir.

Câmiu't-Tirmizî 1617, Kitap 21, Hadis 80

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا بَعَثَ أَمِيرًا عَلَى جَيْشٍ أَوْصَاهُ فِي خَاصَّةِ نَفْسِهِ بِتَقْوَى اللَّهِ وَمَنْ مَعَهُ مِنَ الْمُسْلِمِينَ خَيْرًا وَقَالَ " اغْزُوا بِسْمِ اللَّهِ وَفِي سَبِيلِ اللَّهِ قَاتِلُوا مَنْ كَفَرَ بِاللَّهِ وَلاَ تَغُلُّوا وَلاَ تَغْدِرُوا وَلاَ تُمَثِّلُوا وَلاَ تَقْتُلُوا وَلِيدًا فَإِذَا لَقِيتَ عَدُوَّكَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ فَادْعُهُمْ إِلَى إِحْدَى ثَلاَثِ خِصَالٍ أَوْ خِلاَلٍ أَيَّتَهَا أَجَابُوكَ فَاقْبَلْ مِنْهُمْ وَكُفَّ عَنْهُمُ ادْعُهُمْ إِلَى الإِسْلاَمِ وَالتَّحَوُّلِ مِنْ دَارِهِمْ إِلَى دَارِ الْمُهَاجِرِينَ وَأَخْبِرْهُمْ إِنْ فَعَلُوا ذَلِكَ فَإِنَّ لَهُمْ مَا لِلْمُهَاجِرِينَ وَعَلَيْهِمْ مَا عَلَى الْمُهَاجِرِينَ وَإِنْ أَبَوْا أَنْ يَتَحَوَّلُوا فَأَخْبِرْهُمْ أَنَّهُمْ يَكُونُوا كَأَعْرَابِ الْمُسْلِمِينَ يَجْرِي عَلَيْهِمْ مَا يَجْرِي عَلَى الأَعْرَابِ لَيْسَ لَهُمْ فِي الْغَنِيمَةِ وَالْفَىْءِ شَيْءٌ إِلاَّ أَنْ يُجَاهِدُوا فَإِنْ أَبَوْا فَاسْتَعِنْ بِاللَّهِ عَلَيْهِمْ وَقَاتِلْهُمْ وَإِذَا حَاصَرْتَ حِصْنًا فَأَرَادُوكَ أَنْ تَجْعَلَ لَهُمْ ذِمَّةَ اللَّهِ وَذِمَّةَ نَبِيِّهِ فَلاَ تَجْعَلْ لَهُمْ ذِمَّةَ اللَّهِ وَلاَ ذِمَّةَ نَبِيِّهِ وَاجْعَلْ لَهُمْ ذِمَّتَكَ وَذِمَمَ أَصْحَابِكَ لأَنَّكُمْ إِنْ تُخْفِرُوا ذِمَّتَكُمْ وَذِمَمَ أَصْحَابِكُمْ خَيْرٌ مِنْ أَنْ تُخْفِرُوا ذِمَّةَ اللَّهِ وَذِمَّةَ رَسُولِهِ وَإِذَا حَاصَرْتَ أَهْلَ حِصْنٍ فَأَرَادُوكَ أَنْ تُنْزِلَهُمْ عَلَى حُكْمِ اللَّهِ فَلاَ تُنْزِلُوهُمْ وَلَكِنْ أَنْزِلْهُمْ عَلَى حُكْمِكَ فَإِنَّكَ لاَ تَدْرِي أَتُصِيبُ حُكْمَ اللَّهِ فِيهِمْ أَمْ لاَ " . أَوْ نَحْوَ هَذَا . قَالَ أَبُو عِيسَى وَفِي الْبَابِ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ مُقَرِّنٍ . وَحَدِيثُ بُرَيْدَةَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1617 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü