Şehitler dört kısımdır; birincisi düşmanla karşılaşıp Allah'a sadakat gösteren ve öldürülen imanı sağlam mümindir.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1644, Kitap 22, Hadis 27
Zayıf
Türkçe meal

Fedâle b. Ubeyd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Ömer b. el-Hattâb'ı şöyle derken işittim: Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: “Şehitler dört kısımdır: (Birincisi), imanı sağlam mümin bir adamdır ki düşmanla karşılaşır, Allah'a verdiği sözde sadakat gösterir ve sonunda öldürülür. İşte o, kıyamet günü insanların gözlerini kendisine şöyle kaldıracakları kimsedir.” (Ömer bunu söylerken) başını öyle kaldırdı ki külahı düştü. (Ravi) dedi ki: Ömer'in külahını mı yoksa Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) külahını mı kastetti, bilmiyorum. (Peygamber şöyle devam etti): “(İkincisi), imanı sağlam mümin bir adamdır ki düşmanla karşılaşır; korkaklıktan dolayı derisine sanki çöl akasyasının dikenleri batırılmış gibi olur; nereden geldiği bilinmeyen bir ok gelip onu öldürür. O, ikinci derecededir. (Üçüncüsü), salih bir ameli kötü bir başka amelle karıştırmış mümin bir adamdır ki düşmanla karşılaşır, Allah'a verdiği sözde sadakat gösterir ve sonunda öldürülür. O, üçüncü derecededir. (Dördüncüsü), nefsine karşı haddi aşmış (çok günah işlemiş) mümin bir adamdır ki düşmanla karşılaşır, Allah'a verdiği sözde sadakat gösterir ve sonunda öldürülür. O da dördüncü derecededir.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen garîbdir; onu yalnızca Atâ b. Dînâr'ın rivayetinden biliyoruz. (Ebû Îsâ) dedi ki: Muhammed'i (Buhârî) şöyle derken işittim: Saîd b. Ebû Eyyûb bu hadisi Atâ b. Dînâr'dan rivayet etmiş, (senette) “Havlân'ın yaşlılarından” demiş ve “Ebû Yezîd'den” ifadesini zikretmemiştir. (Muhammed) şöyle de dedi: Atâ b. Dînâr'da bir sakınca yoktur.

Câmiu't-Tirmizî 1644, Kitap 22, Hadis 27

Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ أَبِي يَزِيدَ الْخَوْلاَنِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ فَضَالَةَ بْنَ عُبَيْدٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الشُّهَدَاءُ أَرْبَعَةٌ رَجُلٌ مُؤْمِنٌ جَيِّدُ الإِيمَانِ لَقِيَ الْعَدُوَّ فَصَدَقَ اللَّهَ حَتَّى قُتِلَ فَذَلِكَ الَّذِي يَرْفَعُ النَّاسُ إِلَيْهِ أَعْيُنَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ هَكَذَا " . وَرَفَعَ رَأْسَهُ حَتَّى وَقَعَتْ قَلَنْسُوَتُهُ . قَالَ فَمَا أَدْرِي أَقَلَنْسُوَةَ عُمَرَ أَرَادَ أَمْ قَلَنْسُوَةَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " وَرَجُلٌ مُؤْمِنٌ جَيِّدُ الإِيمَانِ لَقِيَ الْعَدُوَّ فَكَأَنَّمَا ضُرِبَ جِلْدُهُ بِشَوْكِ طَلْحٍ مِنَ الْجُبْنِ أَتَاهُ سَهْمٌ غَرْبٌ فَقَتَلَهُ فَهُوَ فِي الدَّرَجَةِ الثَّانِيَةِ وَرَجُلٌ مُؤْمِنٌ خَلَطَ عَمَلاً صَالِحًا وَآخَرَ سَيِّئًا لَقِيَ الْعَدُوَّ فَصَدَقَ اللَّهَ حَتَّى قُتِلَ فَذَلِكَ فِي الدَّرَجَةِ الثَّالِثَةِ وَرَجُلٌ مُؤْمِنٌ أَسْرَفَ عَلَى نَفْسِهِ لَقِيَ الْعَدُوَّ فَصَدَقَ اللَّهَ حَتَّى قُتِلَ فَذَلِكَ فِي الدَّرَجَةِ الرَّابِعَةِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ عَطَاءِ بْنِ دِينَارٍ . قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدًا يَقُولُ قَدْ رَوَى سَعِيدُ بْنُ أَبِي أَيُّوبَ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ عَطَاءِ بْنِ دِينَارٍ وَقَالَ عَنْ أَشْيَاخٍ مِنْ خَوْلاَنَ وَلَمْ يَذْكُرْ فِيهِ عَنْ أَبِي يَزِيدَ . وَقَالَ عَطَاءُ بْنُ دِينَارٍ لَيْسَ بِهِ بَأْسٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1644 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü