Hayır, siz yeniden dönüp saldıranlarsınız; ben de sizin sığınağınızım.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1716, Kitap 23, Hadis 50
Zayıf
Türkçe meal

Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bizi bir seriyye içinde gönderdi. İnsanlar (savaştan) kaçıp dağıldılar. Medine'ye geldik, orada saklandık ve “Helak olduk” dedik. Sonra Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip “Ey Allah'ın Resûlü! Biz kaçanlarız” dedik. Şöyle buyurdu: “Hayır, siz (düşmana) yeniden dönüp saldıranlarsınız (akkârûn); ben de sizin sığınağınızım.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasendir; onu ancak Yezîd b. Ebû Ziyâd'ın rivayetinden biliyoruz. “Fehâsa'n-nâsu haysaten” sözünün anlamı, savaştan kaçtılar demektir. “Bel entümü'l-akkârûn” sözüne gelince, akkâr, yardım etmek için imamına doğru kaçan kimsedir; (Peygamber) bununla düşman karşısından kaçmayı kastetmiyor.

Câmiu't-Tirmizî 1716, Kitap 23, Hadis 50

Arapça metin
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي زِيَادٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ بَعَثَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي سَرِيَّةٍ فَحَاصَ النَّاسُ حَيْصَةً فَقَدِمْنَا الْمَدِينَةَ فَاخْتَبَيْنَا بِهَا وَقُلْنَا هَلَكْنَا ثُمَّ أَتَيْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ نَحْنُ الْفَرَّارُونَ . قَالَ " بَلْ أَنْتُمُ الْعَكَّارُونَ وَأَنَا فِئَتُكُمْ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ يَزِيدَ بْنِ أَبِي زِيَادٍ . وَمَعْنَى قَوْلِهِ فَحَاصَ النَّاسُ حَيْصَةً يَعْنِي أَنَّهُمْ فَرُّوا مِنَ الْقِتَالِ . وَمَعْنَى قَوْلِهِ " بَلْ أَنْتُمُ الْعَكَّارُونَ " . وَالْعَكَّارُ الَّذِي يَفِرُّ إِلَى إِمَامِهِ لِيَنْصُرَهُ لَيْسَ يُرِيدُ الْفِرَارَ مِنَ الزَّحْفِ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1716 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü