Allah her hak sahibine hakkını vermiştir; artık mirasçıya vasiyet yoktur.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2120, Kitap 30, Hadis 5
Hasen
Türkçe meal

Ebû Ümâme el-Bâhilî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Vedâ haccı yılında Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) hutbesinde şöyle buyururken işittim: “Allah her hak sahibine hakkını vermiştir; artık mirasçıya vasiyet yoktur. Çocuk yatak sahibinindir, zina edene de taş vardır; onların hesabı Allah'a aittir. Kim babasından başkasına nisbet iddia eder ya da efendilerinden başkalarına intisap ederse, kıyamet gününe kadar süren Allah'ın laneti onun üzerinedir. Hiçbir kadın kocasının evinden onun izni olmadan harcama yapmasın.” “Ey Allah'ın Resûlü! Yiyecek de mi?” denildi. “O, mallarımızın en değerlisidir” buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: “Âriyet (ödünç alınan eşya) geri verilir, menîha (sütünden faydalanmak üzere verilen hayvan) iade edilir, borç ödenir, kefil de borçludur.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Amr b. Hârice'den ve Enes b. Mâlik'ten de rivayet vardır. Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Ümâme'den, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) başka bir yoldan da rivayet edilmiştir. İsmâil b. Ayyâş'ın Irak ve Hicaz halkından rivayeti, tek başına kaldığı yerlerde pek sağlam değildir; çünkü onlardan münker hadisler rivayet etmiştir. Şam halkından rivayeti ise daha sahihtir. Muhammed b. İsmâil (Buhârî) böyle dedi.

Ebû Îsâ dedi ki: Ahmed b. el-Hasen'i şöyle derken işittim: Ahmed b. Hanbel şöyle dedi: “İsmâil b. Ayyâş hadis bakımından Bakıyye'den daha düzgündür; Bakıyye'nin güvenilir kimselerden rivayet ettiği münker hadisleri vardır.” Abdullah b. Abdurrahman'ı şöyle derken işittim: Zekeriyyâ b. Adî'yi şöyle derken işittim: Ebû İshâk el-Fezârî şöyle dedi: “Bakıyye'nin güvenilir kimselerden rivayet ettiklerini alın; İsmâil b. Ayyâş'ın ise ne güvenilir kimselerden ne de başkalarından rivayet ettiklerini alın.”

Câmiu't-Tirmizî 2120, Kitap 30, Hadis 5

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، وَهَنَّادٌ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، حَدَّثَنَا شُرَحْبِيلُ بْنُ مُسْلِمٍ الْخَوْلاَنِيُّ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ الْبَاهِلِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي خُطْبَتِهِ عَامَ حَجَّةِ الْوَدَاعِ " إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَعْطَى كُلَّ ذِي حَقٍّ حَقَّهُ فَلاَ وَصِيَّةَ لِوَارِثٍ الْوَلَدُ لِلْفِرَاشِ وَلِلْعَاهِرِ الْحَجَرُ وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ وَمَنِ ادَّعَى إِلَى غَيْرِ أَبِيهِ أَوِ انْتَمَى إِلَى غَيْرِ مَوَالِيهِ فَعَلَيْهِ لَعْنَةُ اللَّهِ التَّابِعَةُ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ لاَ تُنْفِقُ امْرَأَةٌ مِنْ بَيْتِ زَوْجِهَا إِلاَّ بِإِذْنِ زَوْجِهَا " . قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَلاَ الطَّعَامَ قَالَ " ذَلِكَ أَفْضَلُ أَمْوَالِنَا " . ثُمَّ قَالَ " الْعَارِيَةُ مُؤَدَّاةٌ وَالْمِنْحَةُ مَرْدُودَةٌ وَالدَّيْنُ مَقْضِيٌّ وَالزَّعِيمُ غَارِمٌ " . قَالَ أَبُو عِيسَى وَفِي الْبَابِ عَنْ عَمْرِو بْنِ خَارِجَةَ وَأَنَسِ بْنِ مَالِكٍ . وَهُوَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ وَقَدْ رُوِيَ عَنْ أَبِي أُمَامَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِنْ غَيْرِ هَذَا الْوَجْهِ . وَرِوَايَةُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ عَيَّاشٍ عَنْ أَهْلِ الْعِرَاقِ وَأَهْلِ الْحِجَازِ لَيْسَ بِذَلِكَ فِيمَا تَفَرَّدَ بِهِ لأَنَّهُ رَوَى عَنْهُمْ مَنَاكِيرَ وَرِوَايَتُهُ عَنْ أَهْلِ الشَّامِ أَصَحُّ هَكَذَا قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ . قَالَ سَمِعْتُ أَحْمَدَ بْنَ الْحَسَنِ يَقُولُ قَالَ أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ أَصْلَحُ حَدِيثًا مِنْ بَقِيَّةَ وَلِبَقِيَّةَ أَحَادِيثُ مَنَاكِيرُ عَنِ الثِّقَاتِ . وَسَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ يَقُولُ سَمِعْتُ زَكَرِيَّا بْنَ عَدِيٍّ يَقُولُ قَالَ أَبُو إِسْحَاقَ الْفَزَارِيُّ خُذُوا عَنْ بَقِيَّةَ مَا حَدَّثَ عَنِ الثِّقَاتِ وَلاَ تَأْخُذُوا عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ عَيَّاشٍ مَا حَدَّثَ عَنِ الثِّقَاتِ وَلاَ عَنْ غَيْرِ الثِّقَاتِ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2120 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü