Fey bir zümrenin malı, emanet ganimet, zekât yük sayıldığında alametler ipi kopmuş gerdanlık gibi art arda gelir.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2211, Kitap 33, Hadis 54
Zayıf
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Fey (bir zümre arasında) elden ele dolaşan bir mal edinildiği, emanet ganimet, zekât ağır bir yük sayıldığı, din dışı amaçlarla ilim öğrenildiği, kişi karısına itaat edip annesine isyan ettiği, arkadaşını yakınlaştırıp babasını uzaklaştırdığı, mescitlerde sesler yükseldiği, kabilenin başına onların fâsığı geçtiği, kavmin reisi onların en aşağılığı olduğu, kişiye şerrinden korkulduğu için ikram edildiği, şarkıcı cariyeler ve çalgılar yaygınlaştığı, içkiler içildiği ve bu ümmetin sonrakileri öncekilerine lanet ettiği zaman, işte o zaman kızıl bir rüzgârı, depremi, yere batırılmayı (hasf), suret değiştirmeyi (mesh), taş yağmasını (kazf) ve ipi kesilince taneleri art arda dökülen eski bir gerdanlık gibi birbiri ardınca gelecek alametleri beklesinler.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ali'den de rivayet vardır. Bu hadis garîbdir; onu ancak bu yoldan biliyoruz.

Câmiu't-Tirmizî 2211, Kitap 33, Hadis 54

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَزِيدَ الْوَاسِطِيُّ، عَنِ الْمُسْتَلِمِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ رُمَيْحٍ الْجُذَامِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا اتُّخِذَ الْفَىْءُ دُوَلاً وَالأَمَانَةُ مَغْنَمًا وَالزَّكَاةُ مَغْرَمًا وَتُعُلِّمَ لِغَيْرِ الدِّينِ وَأَطَاعَ الرَّجُلُ امْرَأَتَهُ وَعَقَّ أُمَّهُ وَأَدْنَى صَدِيقَهُ وَأَقْصَى أَبَاهُ وَظَهَرَتِ الأَصْوَاتُ فِي الْمَسَاجِدِ وَسَادَ الْقَبِيلَةَ فَاسِقُهُمْ وَكَانَ زَعِيمُ الْقَوْمِ أَرْذَلَهُمْ وَأُكْرِمَ الرَّجُلُ مَخَافَةَ شَرِّهِ وَظَهَرَتِ الْقَيْنَاتُ وَالْمَعَازِفُ وَشُرِبَتِ الْخُمُورُ وَلَعَنَ آخِرُ هَذِهِ الأُمَّةِ أَوَّلَهَا فَلْيَرْتَقِبُوا عِنْدَ ذَلِكَ رِيحًا حَمْرَاءَ وَزَلْزَلَةً وَخَسْفًا وَمَسْخًا وَقَذْفًا وَآيَاتٍ تَتَابَعُ كَنِظَامٍ بَالٍ قُطِعَ سِلْكُهُ فَتَتَابَعَ " . قَالَ أَبُو عِيسَى وَفِي الْبَابِ عَنْ عَلِيٍّ . وَهَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2211 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü