Defterler hafif gelir, kart ağır basar; Allah'ın adıyla birlikte hiçbir şey ağır basmaz.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2639, Kitap 40, Hadis 34
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Amr b. el-Âs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah, kıyamet günü ümmetimden bir adamı bütün yaratılmışların gözü önünde ayırıp seçecek ve önüne doksan dokuz defter açacak; her defter göz alabildiğine uzundur. Sonra ‘Bunlardan herhangi bir şeyi inkâr ediyor musun? (Amelleri) koruyup yazan yazıcılarım sana zulmetti mi?’ diyecek. O: ‘Hayır, ey Rabbim!’ diyecek. ‘Bir özrün var mı?’ diyecek. ‘Hayır, ey Rabbim!’ diyecek. (Allah): ‘Bilakis, katımızda senin bir iyiliğin vardır; bugün sana hiçbir zulüm yapılmayacaktır’ diyecek. Bunun üzerine içinde ‘Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh (Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet ederim; Muhammed'in O'nun kulu ve Resûlü olduğuna şehadet ederim)’ yazılı bir kart (bitâka) çıkacak. (Allah): ‘Tartının başında hazır bulun’ diyecek. O: ‘Ey Rabbim! Bu defterlerin yanında bu kart nedir ki?’ diyecek. (Allah): ‘Sana zulmedilmeyecektir’ buyuracak.” (Resûlullah) dedi ki: “Defterler bir kefeye, kart da (diğer) kefeye konacak; defterler hafif gelecek, kart ağır basacaktır. Allah'ın adıyla birlikte hiçbir şey ağır basmaz.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen garîbdir.

(Başka bir senetle) Kuteybe, İbn Lehîa'dan, o da Âmir b. Yahyâ'dan bu senetle aynı anlamda benzerini rivayet etti. Bitâka, (küçük) parça demektir.

Câmiu't-Tirmizî 2639, Kitap 40, Hadis 34

Arapça metin
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ لَيْثِ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنِي عَامِرُ بْنُ يَحْيَى، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْمَعَافِرِيِّ، ثُمَّ الْحُبُلِيِّ قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ اللَّهَ سَيُخَلِّصُ رَجُلاً مِنْ أُمَّتِي عَلَى رُءُوسِ الْخَلاَئِقِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَيَنْشُرُ عَلَيْهِ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ سِجِلاًّ كُلُّ سِجِلٍّ مِثْلُ مَدِّ الْبَصَرِ ثُمَّ يَقُولُ أَتُنْكِرُ مِنْ هَذَا شَيْئًا أَظَلَمَكَ كَتَبَتِي الْحَافِظُونَ فَيَقُولُ لاَ يَا رَبِّ . فَيَقُولُ أَفَلَكَ عُذْرٌ فَيَقُولُ لاَ يَا رَبِّ . فَيَقُولُ بَلَى إِنَّ لَكَ عِنْدَنَا حَسَنَةً فَإِنَّهُ لاَ ظُلْمَ عَلَيْكَ الْيَوْمَ فَتَخْرُجُ بِطَاقَةٌ فِيهَا أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ فَيَقُولُ احْضُرْ وَزْنَكَ فَيَقُولُ يَا رَبِّ مَا هَذِهِ الْبِطَاقَةُ مَعَ هَذِهِ السِّجِلاَّتِ فَقَالَ إِنَّكَ لاَ تُظْلَمُ . قَالَ فَتُوضَعُ السِّجِلاَّتُ فِي كِفَّةٍ وَالْبِطَاقَةُ فِي كِفَّةٍ فَطَاشَتِ السِّجِلاَّتُ وَثَقُلَتِ الْبِطَاقَةُ فَلاَ يَثْقُلُ مَعَ اسْمِ اللَّهِ شَيْءٌ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ .

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ عَامِرِ بْنِ يَحْيَى، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ بِمَعْنَاهُ . وَالْبِطَاقَةُ هِيَ الْقِطْعَةُ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2639 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü