İnsanlardan ilk kaldırılacak ilim huşûdur.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2653, Kitap 41, Hadis 9
Sahih
Türkçe meal

Ebü'd-Derdâ (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikteydik. Gözünü göğe dikti, sonra şöyle buyurdu: “Bu, ilmin insanlardan kapılıp alınacağı, öyle ki ondan hiçbir şeye güç yetiremeyecekleri bir zamandır.” Bunun üzerine Ziyâd b. Lebîd el-Ensârî: “Kur'an'ı okumuşken ilim bizden nasıl kapılıp alınır? Allah'a yemin olsun ki onu elbette okuyacağız, kadınlarımıza ve çocuklarımıza da elbette okutacağız” dedi. (Resûlullah) şöyle buyurdu: “Anan seni yitirsin, ey Ziyâd! Ben seni Medine ehlinin fakihlerinden sayardım. İşte Tevrat ve İncil de Yahudilerle Hristiyanların yanında; onlara ne fayda veriyor?”

Cübeyr (b. Nüfeyr) dedi ki: Ubâde b. es-Sâmit ile karşılaştım ve “Kardeşin Ebü'd-Derdâ'nın ne dediğini duymuyor musun?” dedim ve ona Ebü'd-Derdâ'nın söylediğini haber verdim. O şöyle dedi: “Ebü'd-Derdâ doğru söylemiş. İstersen sana insanlardan ilk kaldırılacak ilmi mutlaka haber vereyim: Huşû'dur. Yakındır ki cemaat mescidine girersin de içinde huşû sahibi tek bir adam göremezsin.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen garîbdir. Muâviye b. Sâlih hadis ehline göre güvenilirdir (sika); Yahyâ b. Saîd el-Kattân'dan başka onu tenkit eden birini bilmiyoruz. Muâviye b. Sâlih'ten bunun benzeri rivayet edilmiştir. Bazıları da bu hadisi Abdurrahmân b. Cübeyr b. Nüfeyr'den, o babasından, o Avf b. Mâlik'ten, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet etmiştir.

Câmiu't-Tirmizî 2653, Kitap 41, Hadis 9

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنِي مُعَاوِيَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ، عَنْ أَبِيهِ، جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ، قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَشَخَصَ بِبَصَرِهِ إِلَى السَّمَاءِ ثُمَّ قَالَ " هَذَا أَوَانٌ يُخْتَلَسُ الْعِلْمُ مِنَ النَّاسِ حَتَّى لاَ يَقْدِرُوا مِنْهُ عَلَى شَيْءٍ " . فَقَالَ زِيَادُ بْنُ لَبِيدٍ الأَنْصَارِيُّ كَيْفَ يُخْتَلَسُ مِنَّا وَقَدْ قَرَأْنَا الْقُرْآنَ فَوَاللَّهِ لَنَقْرَأَنَّهُ وَلَنُقْرِئَنَّهُ نِسَاءَنَا وَأَبْنَاءَنَا . فَقَالَ " ثَكِلَتْكَ أُمُّكَ يَا زِيَادُ إِنْ كُنْتُ لأَعُدُّكَ مِنْ فُقَهَاءِ أَهْلِ الْمَدِينَةِ هَذِهِ التَّوْرَاةُ وَالإِنْجِيلُ عِنْدَ الْيَهُودِ وَالنَّصَارَى فَمَاذَا تُغْنِي عَنْهُمْ " . قَالَ جُبَيْرٌ فَلَقِيتُ عُبَادَةَ بْنَ الصَّامِتِ قُلْتُ أَلاَ تَسْمَعُ إِلَى مَا يَقُولُ أَخُوكَ أَبُو الدَّرْدَاءِ فَأَخْبَرْتُهُ بِالَّذِي قَالَ أَبُو الدَّرْدَاءِ قَالَ صَدَقَ أَبُو الدَّرْدَاءِ إِنْ شِئْتَ لأُحَدِّثَنَّكَ بِأَوَّلِ عِلْمٍ يُرْفَعُ مِنَ النَّاسِ الْخُشُوعُ يُوشِكُ أَنْ تَدْخُلَ مَسْجِدَ جَمَاعَةٍ فَلاَ تَرَى فِيهِ رَجُلاً خَاشِعًا . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ . وَمُعَاوِيَةُ بْنُ صَالِحٍ ثِقَةٌ عِنْدَ أَهْلِ الْحَدِيثِ وَلاَ نَعْلَمُ أَحَدًا تَكَلَّمَ فِيهِ غَيْرَ يَحْيَى بْنِ سَعِيِدٍ الْقَطَّانِ وَقَدْ رُوِيَ عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ صَالِحٍ نَحْوُ هَذَا . وَرَوَى بَعْضُهُمْ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَوْفِ بْنِ مَالِكٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2653 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü