Kim benden, yalan olduğunu düşündüğü bir hadis rivayet ederse, o da yalancılardan biridir.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2662, Kitap 41, Hadis 18
Sahih
Türkçe meal

Muğîre b. Şu'be (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim benden, yalan olduğunu düşündüğü bir hadis rivayet ederse, o da yalancılardan biridir.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ali b. Ebû Tâlib'den ve Semüre'den de rivayet vardır. Bu hadis hasen sahihtir. Şu'be bu hadisi Hakem'den, o Abdurrahmân b. Ebû Leylâ'dan, o Semüre'den, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet etmiştir. A'meş ve İbn Ebû Leylâ ise Hakem'den, o Abdurrahmân b. Ebû Leylâ'dan, o Ali'den, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet etmiştir. Abdurrahmân b. Ebû Leylâ'nın Semüre'den rivayeti hadis ehline göre daha sahih gibidir.

(Tirmizî) dedi ki: Ebû Muhammed Abdullah b. Abdurrahmân'a (ed-Dârimî), Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) “Kim benden, yalan olduğunu düşündüğü bir hadis rivayet ederse, o da yalancılardan biridir” hadisini sordum. Ona: “İsnadının hatalı olduğunu bildiği bir hadisi rivayet eden kimsenin, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) bu hadisinin kapsamına girmiş olmasından korkulur mu? Ya da insanlar bir hadisi mürsel olarak rivayet ettiklerinde bazıları onu müsned olarak rivayet etse veya isnadını değiştirse, bu hadisin kapsamına girmiş olur mu?” dedim. Şöyle dedi: “Hayır. Bu hadisin anlamı şudur: Kişi, Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) aslı bilinmeyen bir hadisi rivayet eder ve onu nakleder; işte ben onun bu hadisin kapsamına girmiş olmasından korkarım.”

Câmiu't-Tirmizî 2662, Kitap 41, Hadis 18

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ مَيْمُونِ بْنِ أَبِي شَبِيبٍ، عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ حَدَّثَ عَنِّي حَدِيثًا وَهُوَ يَرَى أَنَّهُ كَذِبٌ فَهُوَ أَحَدُ الْكَاذِبِينَ " . وَفِي الْبَابِ عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ وَسَمُرَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَرَوَى شُعْبَةُ عَنِ الْحَكَمِ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى عَنْ سَمُرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم هَذَا الْحَدِيثَ وَرَوَى الأَعْمَشُ وَابْنُ أَبِي لَيْلَى عَنِ الْحَكَمِ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى عَنْ عَلِيٍّ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَكَأَنَّ حَدِيثَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى عَنْ سَمُرَةَ عِنْدَ أَهْلِ الْحَدِيثِ أَصَحُّ . قَالَ سَأَلْتُ أَبَا مُحَمَّدٍ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ حَدِيثِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " مَنْ حَدَّثَ عَنِّي حَدِيثًا وَهُوَ يَرَى أَنَّهُ كَذِبٌ فَهُوَ أَحَدُ الْكَاذِبِينَ " . قُلْتُ لَهُ مَنْ رَوَى حَدِيثًا وَهُوَ يَعْلَمُ أَنَّ إِسْنَادَهُ خَطَأٌ أَيَخَافُ أَنْ يَكُونَ قَدْ دَخَلَ فِي حَدِيثِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَوْ إِذَا رَوَى النَّاسُ حَدِيثًا مُرْسَلاً فَأَسْنَدَهُ بَعْضُهُمْ أَوْ قَلَبَ إِسْنَادَهُ يَكُونُ قَدْ دَخَلَ فِي هَذَا الْحَدِيثِ . فَقَالَ لاَ إِنَّمَا مَعْنَى هَذَا الْحَدِيثِ إِذَا رَوَى الرَّجُلُ حَدِيثًا وَلاَ يُعْرَفُ لِذَلِكَ الْحَدِيثِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَصْلٌ فَحَدَّثَ بِهِ فَأَخَافُ أَنْ يَكُونَ قَدْ دَخَلَ فِي هَذَا الْحَدِيثِ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2662 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü