Fitneden çıkış yolu Allah'ın Kitabı'dır; onda öncekilerin haberi ve aranızdakilerin hükmü vardır.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2906, Kitap 45, Hadis 32
Zayıf
Türkçe meal

Hâris el-A'ver şöyle rivayet etti:

Mescide uğradım; bir de baktım ki insanlar (boş) sözlere dalmışlar. Ali'nin yanına girip: “Ey mü'minlerin emîri! İnsanların (boş) sözlere daldığını görmüyor musun?” dedim. “Bunu yaptılar mı?” dedi. “Evet” dedim. Şöyle dedi: “Bilesin ki ben Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derken işittim: ‘Dikkat edin! Muhakkak bir fitne olacaktır.’ ‘Ondan çıkış yolu nedir, ey Allah'ın Resûlü?’ dedim. Şöyle buyurdu: ‘Allah'ın Kitabı. Onda sizden öncekilerin haberi, sizden sonrakilerin haberi ve aranızdakilerin hükmü vardır. O, (hak ile bâtılı) ayıran sözdür, şaka değildir. Zorbalardan kim onu terk ederse Allah onun belini kırar. Kim hidayeti ondan başkasında ararsa Allah onu saptırır. O, Allah'ın sağlam ipidir; o, hikmetli zikirdir; o, dosdoğru yoldur. O, kendisiyle hevâların sapmadığı, dillerin karıştıramadığı, âlimlerin doymadığı, çok tekrar edilmekle eskimeyen ve şaşılacak yönleri tükenmeyen (kitaptır). O, cinlerin işittiklerinde ”Biz gerçekten hayranlık veren bir Kur'ân dinledik; doğru yola iletiyor, biz de ona iman ettik“ (Cin 72/1-2) demekten kendilerini alamadıkları (kitaptır). Onunla söyleyen doğru söylemiş, onunla amel eden ecir almış, onunla hükmeden adaletli davranmış olur; ona çağıran da dosdoğru yola iletilmiştir.’” (Ali dedi ki:) “Ey A'ver! Bunu al (iyi belle)!”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis garîbdir; onu yalnız Hamza ez-Zeyyât'ın hadisinden biliyoruz; isnadı meçhuldür. Hâris'in hadisinde de söz (tenkit) vardır.

Câmiu't-Tirmizî 2906, Kitap 45, Hadis 32

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ الْجُعْفِيُّ، قَالَ سَمِعْتُ حَمْزَةَ الزَّيَّاتَ، عَنْ أَبِي الْمُخْتَارِ الطَّائِيِّ، عَنِ ابْنِ أَخِي الْحَارِثِ الأَعْوَرِ، عَنِ الْحَارِثِ، قَالَ مَرَرْتُ فِي الْمَسْجِدِ فَإِذَا النَّاسُ يَخُوضُونَ فِي الأَحَادِيثِ فَدَخَلْتُ عَلَى عَلِيٍّ فَقُلْتُ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ أَلاَ تَرَى أَنَّ النَّاسَ قَدْ خَاضُوا فِي الأَحَادِيثِ . قَالَ أَوَقَدْ فَعَلُوهَا قُلْتُ نَعَمْ . قَالَ أَمَا إِنِّي قَدْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " أَلاَ إِنَّهَا سَتَكُونُ فِتْنَةٌ " . فَقُلْتُ مَا الْمَخْرَجُ مِنْهَا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " كِتَابُ اللَّهِ فِيهِ نَبَأُ مَا كَانَ قَبْلَكُمْ وَخَبَرُ مَا بَعْدَكُمْ وَحُكْمُ مَا بَيْنَكُمْ هُوَ الْفَصْلُ لَيْسَ بِالْهَزْلِ مَنْ تَرَكَهُ مِنْ جَبَّارٍ قَصَمَهُ اللَّهُ وَمَنِ ابْتَغَى الْهُدَى فِي غَيْرِهِ أَضَلَّهُ اللَّهُ وَهُوَ حَبْلُ اللَّهِ الْمَتِينُ وَهُوَ الذِّكْرُ الْحَكِيمُ وَهُوَ الصِّرَاطُ الْمُسْتَقِيمُ هُوَ الَّذِي لاَ تَزِيغُ بِهِ الأَهْوَاءُ وَلاَ تَلْتَبِسُ بِهِ الأَلْسِنَةُ وَلاَ يَشْبَعُ مِنْهُ الْعُلَمَاءُ وَلاَ يَخْلَقُ عَلَى كَثْرَةِ الرَّدِّ وَلاَ تَنْقَضِي عَجَائِبُهُ هُوَ الَّذِي لَمْ تَنْتَهِ الْجِنُّ إِذْ سَمِعَتْهُ حَتَّى قَالُوا (إِنَّا سَمِعْنَا قُرْآنًا عَجَبًا * يَهْدِي إِلَى الرُّشْدِ فَآمَنَّا بِهِ ) مَنْ قَالَ بِهِ صَدَقَ وَمَنْ عَمِلَ بِهِ أُجِرَ وَمَنْ حَكَمَ بِهِ عَدَلَ وَمَنْ دَعَا إِلَيْهِ هُدِيَ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ " . خُذْهَا إِلَيْكَ يَا أَعْوَرُ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ حَمْزَةَ الزًّيَّاتِ وَإِسْنَادُهُ مَجْهُولٌ . وَفِي حَدِيثِ الْحَارِثِ مَقَالٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2906 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü