Kur'ân'ı açıktan okuyan sadakayı açıktan veren, gizli okuyan da gizli veren gibidir.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2919, Kitap 45, Hadis 45
Hasen
Türkçe meal

Ukbe b. Âmir (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: “Kur'ân'ı açıktan okuyan, sadakayı açıktan veren gibidir; Kur'ân'ı gizli okuyan da sadakayı gizli veren gibidir.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen garîbdir. Bu hadisin anlamı şudur: Kur'ân'ı gizli okuyan, açıktan okuyandan daha faziletlidir; çünkü ilim ehline göre gizli verilen sadaka açıktan verilen sadakadan daha faziletlidir. İlim ehline göre bunun anlamı, kişinin ucbdan (kendini beğenmekten) emin olması içindir; zira amelini gizleyen kimse için, amelini açıktan yapması hâlinde korkulduğu kadar ucb korkusu olmaz.

Câmiu't-Tirmizî 2919, Kitap 45, Hadis 45

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَرَفَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ بَحِيرِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْدَانَ، عَنْ كَثِيرِ بْنِ مُرَّةَ الْحَضْرَمِيِّ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الْجَاهِرُ بِالْقُرْآنِ كَالْجَاهِرِ بِالصَّدَقَةِ وَالْمُسِرُّ بِالْقُرْآنِ كَالْمُسِرِّ بِالصَّدَقَةِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ . وَمَعْنَى هَذَا الْحَدِيثِ أَنَّ الَّذِي يُسِرُّ بِقِرَاءَةِ الْقُرْآنِ أَفْضَلُ مِنَ الَّذِي يَجْهَرُ بِقِرَاءَةِ الْقُرْآنِ لأَنَّ صَدَقَةَ السِّرِّ أَفْضَلُ عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ صَدَقَةِ الْعَلاَنِيَةِ وَإِنَّمَا مَعْنَى هَذَا عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ لِكَىْ يَأْمَنَ الرَّجُلُ مِنَ الْعُجُبِ لأَنَّ الَّذِي يُسِرُّ الْعَمَلَ لاَ يُخَافُ عَلَيْهِ الْعُجْبُ مَا يُخَافُ عَلَيْهِ مِنْ عَلاَنِيَتِهِ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2919 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü