Öfkelenen kişi 'Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım' derse öfkesi gider.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3452, Kitap 48, Hadis 83
Sahih
Türkçe meal

Muâz b. Cebel (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında iki adam birbirine sövdü; öyle ki birinin yüzünde öfke belli oldu. Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ben bir söz biliyorum ki onu söylese öfkesi giderdi: ‘Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.’”

(Başka bir senetle) Abdurrahman, Süfyân'dan bu isnadla öncekinin benzerini rivayet etti.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Süleymân b. Surad'dan da rivayet vardır. Bu hadis mürseldir. Abdurrahman b. Ebû Leylâ, Muâz b. Cebel'den (hadis) işitmemiştir. Muâz, Ömer b. el-Hattâb'ın hilâfetinde vefat etti; Ömer b. el-Hattâb öldürüldüğünde Abdurrahman b. Ebû Leylâ altı yaşında bir çocuktu. Şu'be de (bu hadisi) Hakem'den, o da Abdurrahman b. Ebû Leylâ'dan böyle rivayet etmiştir. Abdurrahman b. Ebû Leylâ, Ömer b. el-Hattâb'dan rivayette bulunmuş ve onu görmüştür. Abdurrahman b. Ebû Leylâ'nın künyesi Ebû Îsâ'dır; Ebû Leylâ'nın adı Yesâr'dır. Abdurrahman b. Ebû Leylâ'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından, Ensâr'dan yüz yirmi kişiye yetiştim.”

Câmiu't-Tirmizî 3452, Kitap 48, Hadis 83

Arapça metin
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا قَبِيصَةُ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ، رضى الله عنه قَالَ اسْتَبَّ رَجُلاَنِ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى عُرِفَ الْغَضَبُ فِي وَجْهِ أَحَدِهِمَا فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " إِنِّي لأَعْلَمُ كَلِمَةً لَوْ قَالَهَا لَذَهَبَ غَضَبُهُ أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ " . حَدَّثَنَا بُنْدَارٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ صُرَدٍ قَالَ وَهَذَا حَدِيثٌ مُرْسَلٌ . عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي لَيْلَى لَمْ يَسْمَعْ مِنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ مَاتَ مُعَاذٌ فِي خِلاَفَةِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ وَقُتِلَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي لَيْلَى غُلاَمٌ ابْنُ سِتِّ سِنِينَ وَهَكَذَا رَوَى شُعْبَةُ عَنِ الْحَكَمِ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى وَقَدْ رَوَى عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي لَيْلَى عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ وَرَآهُ وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي لَيْلَى يُكْنَى أَبَا عِيسَى وَأَبُو لَيْلَى اسْمُهُ يَسَارٌ وَرُوِيَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى قَالَ أَدْرَكْتُ عِشْرِينَ وَمِائَةً مِنَ الأَنْصَارِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3452 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü