Allahım! Bize, bizimle sana isyan arasına engel olacak kadar haşyetinden pay ayır.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3502, Kitap 48, Hadis 133
Sahih
Türkçe meal

İbn Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), ashabı için şu sözlerle dua etmeden bir meclisten pek nadir kalkardı: “Allahım! Bize, bizimle sana isyan arasına engel olacak kadar haşyetinden; bizi cennetine ulaştıracak kadar sana itaatten; dünya musibetlerini bize hafifletecek kadar da yakînden pay ayır. Bizi yaşattığın sürece kulaklarımızdan, gözlerimizden ve kuvvetimizden faydalandır ve bunu bizden (geriye kalan) mirasçı kıl. Öcümüzü bize zulmedenlerden al, bize düşmanlık edenlere karşı bize yardım et. Musibetimizi dinimizde kılma. Dünyayı en büyük kaygımız ve ilmimizin varacağı son nokta kılma. Bize merhamet etmeyecek kimseyi başımıza musallat etme.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen garîbdir. Bazıları bu hadisi Hâlid b. Ebû İmrân'dan, o Nâfi'den, o da İbn Ömer'den rivayet etmiştir.

Câmiu't-Tirmizî 3502, Kitap 48, Hadis 133

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ زَحْرٍ، عَنْ خَالِدِ بْنِ أَبِي عِمْرَانَ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، قَالَ قَلَّمَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُومُ مِنْ مَجْلِسٍ حَتَّى يَدْعُوَ بِهَؤُلاَءِ الْكَلِمَاتِ لأَصْحَابِهِ " اللَّهُمَّ اقْسِمْ لَنَا مِنْ خَشْيَتِكَ مَا يَحُولُ بَيْنَنَا وَبَيْنَ مَعَاصِيكَ وَمِنْ طَاعَتِكَ مَا تُبَلِّغُنَا بِهِ جَنَّتَكَ وَمِنَ الْيَقِينِ مَا تُهَوِّنُ بِهِ عَلَيْنَا مُصِيبَاتِ الدُّنْيَا وَمَتِّعْنَا بِأَسْمَاعِنَا وَأَبْصَارِنَا وَقُوَّتِنَا مَا أَحْيَيْتَنَا وَاجْعَلْهُ الْوَارِثَ مِنَّا وَاجْعَلْ ثَأْرَنَا عَلَى مَنْ ظَلَمَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى مَنْ عَادَانَا وَلاَ تَجْعَلْ مُصِيبَتَنَا فِي دِينِنَا وَلاَ تَجْعَلِ الدُّنْيَا أَكْبَرَ هَمِّنَا وَلاَ مَبْلَغَ عِلْمِنَا وَلاَ تُسَلِّطْ عَلَيْنَا مَنْ لاَ يَرْحَمُنَا " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ . وَقَدْ رَوَى بَعْضُهُمْ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ خَالِدِ بْنِ أَبِي عِمْرَانَ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3502 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü