Sa'd b. Ebû Vakkâs (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Kendisi Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte bir kadının yanına girdi. Kadının önünde, kendileriyle tesbih çektiği hurma çekirdekleri —ya da “çakıl taşları” dedi— vardı. (Resûlullah) şöyle buyurdu: “Sana bundan daha kolay —ya da daha faziletli— olanı haber vereyim mi? Sübhânallahi adede mâ haleka fi's-semâ (Gökte yarattıklarının sayısınca Allah'ı tesbih ederim), sübhânallahi adede mâ haleka fi'l-arz (Yerde yarattıklarının sayısınca Allah'ı tesbih ederim), sübhânallahi adede mâ beyne zâlik (İkisi arasındakilerin sayısınca Allah'ı tesbih ederim), sübhânallahi adede mâ hüve hâlik (Yaratacaklarının sayısınca Allah'ı tesbih ederim); Allahu ekber de bunun gibi, Elhamdülillah da bunun gibi, Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh da bunun gibi.”
(Tirmizî) dedi ki: Bu hadis, Sa'd'ın rivayeti olarak hasen garîbdir.
Câmiu't-Tirmizî 3568, Kitap 48, Hadis 199